Kıbrıs "sorunu" tam 50 yıl önce uluslararası bir sorun oldu ve Birleşmiş Milletler gündemine girdi. O sırada çekişme Ada'da yaşayan Rumlar ile adadaki egemenliğini bırakmak istemeyen İngiltere arasındaydı.
Türk tarafı ve Türkiye bu sorundan "uzak" durdu. Kıbrıs'ın bağımsızlık mücadelesi Rumlar tarafından yürütüldü.
Ve tam 40 yıl önce faşist Rumlar Türklere saldırarak Ada'da kan dökülmesi sürecini başlattılar. Sonraki 10 yılda da kan döküldü ve 30 yıl önce Türkiye'nin Barış Harekâtı ile kan dökülmesi durduruldu.
* Kıbrıs, şu anda dünyada varolan en eski sorundur. O dönemdeki "sorun"ların hepsi çözülmüştür. Ama Kıbrıs sorunu çözülememektedir.
Bu sorunun çözülmesini istemeyenler bir "şer cephesi" oluşturmuş, çalışmaktadırlar.
* Rum tarafında sağcı ve solcu partilerin çoğunluğu "biraz daha almak" için ve aslında Türklere "eşit" davranılacak bir düzenin kurulmaması için "hayır" demektedir.
* Türk tarafında ise Denktaş ve bir siyasi parti "hayır" için Rumlarla aynı cephede yer almaktadır.
Bu cephenin en sıkı diğer destekçileri, referandum öncesi KKTC'de terör estirmek için seferber olmuş radikal milliyetçi MHP ile, hükümeti "sizi astırırız" diye tehdit eden sosyal-demokrat CHP'dir.
Onlar da öğrenecek!..
Kıbrıs Türk halkı nasıl bir "gelecek" öngördüğünü sandıkta gösterecektir. Uygarca bir barış ve eşit haklara sahip bir toplumsal uzlaşma mı? Yoksa sürekli gerilim, sürekli ekonomik gerilik ve sürekli olarak bir şeyler ödemek mi?
* Kıbrıs halkı ve Türk halkı geleceğini uygar ve barışçı bir dünya içinde mi arayacak yoksa nefretler ve savaşlar dünyasında mı?
* Kıbrıs Rum kesiminin politikacıları, Avrupa Birliği üyeliği avantajını kullanarak Kıbrıs Türklerine haksızlık yapma hevesi içindedir. Ama barışçı ve özgür dünya buna izin vermemek durumundadır.
Kıbrıs sorunu ilk kez 50 yıl önce Birleşmiş Milletler gündemine girmişti. Bu hafta sonu gündemden çıkarsa, dünyanın en eski sorunu da barış içinde çözüm bulmuş olacaktır. Barış ve toplumsal eşitlik hiç kimsenin zararına olmamıştır.
Nefret ve düşmanlık içinde yaşanan yer, insanlara "bey" diyeceğine "ulan" demeyi tercih eden izansız ve çağdışı faşistlerin dünyasıdır.
Barışı seçemeyen sözde sosyal demokratların dünyalarıysa Ankara'daki "memur" odaları kadardır.
Ama onlar da öğrenecektir. Kıbrıs Türk halkı onlara da öğretecektir.
Şer cephesi faaliyette
Kıbrıs "sorunu" tam 50 yıl önce uluslararası bir sorun oldu ve Birleşmiş Milletler gündemine girdi. O sırada çekişme Ada'da yaşayan Rumlar ile adadaki egemenliğini bırakmak istemeyen İngiltere arasındaydı
Haberin Devamı

