Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde meydana gelen son olaylar, bazı eski sıkıntıların varlığını gösteriyor.
"Susurluk", Güneydoğu'da "gayri nizami savaş" faaliyetlerinin çeteleşmeye dönüşmesini anlatan sembolik bir ad olmuştu.
Susurluk'ta bir trafik kazası olmuştu. Bir kamyon bir Mercedes'e çarpmıştı, kazaya karışan Mercedes'in içinde Kürt kökenli bir milletvekili, bir emniyet üst düzey yetkilisi ve ülkücü kökenli bir kanun kaçağı bulunuyordu.
Bu ilişki deşildikçe, özellikle Güneydoğu bölgesinde PKK terör örgütüne karşı mücadelede "gayri nizami" yöntemlere başvurulduğu, bu faaliyetlerde kimisi ülkücü kökenli olan yasa dışı kişilerin kullanıldığı ve bu örgütlenmenin çeteleşmeye dönüştüğü ortaya çıkmıştı.
O dönemde Güneydoğu'da işlenen birçok faili meçhul cinayetin, adam kaçırma, fidye isteme olaylarının bu çetelerin işi olduğu da anlaşılmıştı.
Şemdinli'de bir süredir bombalar patlıyor, ancak bunların kaynağı ve boyutları kamuoyuna fazla yansımıyor, "vaka-i adiye" olarak dikkatlerden kaçıyordu. Ancak son bombalama eylemi ve ardından olanlar farklı bir gerçeği ortaya çıkardı.
Ciddi soru işaretleri!
Son olarak önceki gün başlayan ve iki kişinin ölümüne yol açan olaylarda ilk bombalama eyleminin hedefi bir kitapçı dükkânı idi ve dükkânın sahibi eski PKK'lı olarak biliniyordu. Bombalamanın ardından çevredekiler zanlı olarak teşhis ettikleri bir kişiyi yakaladı ve linç etmeye kalktı. Olayın duyulması üzerine sokağa dökülenlerin bazılarının "zafer işareti" olarak bilinen işareti yaptıkları da görüldü. Zanlı olarak yakalanan kişinin aracının bagajından iki Kalaşnikof ve bomba çıkması da ilginçtir.
Daha sonra sokakta gösteriler sürerken güvenlik güçleri havaya ateş ederek göstericileri dağıtmaya çalıştı. Ama o arada birileri de göstericilerin üzerine ateş açtı.
* Böyle bir olayın herhangi bir "hukuk devleti"nde olması mümkün değildir. Ve ortaya çıkan soru işaretleri de çok ciddidir. En ağır iddia "Susurluk" adıyla özetlenen çeteleşme ve gayri nizami savaş faaliyetlerini sürdürenlerin olduğu yolundadır. "Resmi" olmayan bir örgütün PKK'ya karşı "resmi" ve "hukuki" olmayan yöntemlerle mücadele etmesi söz konusu ise yetkililer, İçişleri Bakanlığı hemen harekete geçmelidir.
"Susurluk" olayı Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmamıştır. Nitekim kamuoyunun da harekete geçmesiyle çeşitli davalar açılmış, sanıklar hapis cezalarına çarptırılmıştır. Şemdinli olayına gösterilecek tepki de devletin bu konudaki kararlılığını göstermelidir.
Şemdinli olayı
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde meydana gelen son olaylar, bazı eski sıkıntıların varlığını gösteriyor
Haberin Devamı

