Terör Türkiye’nin canını yakıyor. Bugün şiddeti bir mücadele yöntemi olarak seçmiş olan hiçbir siyasetin amacına ulaşamayacağını, insanların ve toplumların hayatlarını karartmaktan başka bir sonuç alamayacağını yakın tarih bütün açıklığıyla gösteriyor.
Şu sıralar her gün şehit cenazeleri kalkıyor, acılı insanların çığlıkları bütün toplumu kuşatıyor.
Ama şu andaki durumu daha da karartan, şehit cenazeleri üzerinden yüksek ya da alçak politika yapma çabalarıdır.
Şehit cenazelerindeki duygusal ortamı siyasal gösteriler için kullanmak adi bir taktik olarak tekrarlanmakta, böylece bütün topluma ve o şehitlere en büyük haksızlık yapılmaktadır.
Herhalde Genelkurmay’ın terörle ilgili son bildirisinde üzerinde durulan“toplumsal refleks” de bu değildir. Çünkü bu toplumsal refleks değil, cenazeleri ve duyguları sömürmek, onların üzerinden siyasal çıkar sağlamak ve toplumu biraz daha terörize etmektir.
Duyguların her türlü mantığı ve mantıklı refleksleri bir kenara ittiği ortamlarda toplumları kendi felaketlerine doğru sürüklemek kolaydır. Şu anda Türk toplumu üzerinde aynı deneyi tekrarlamak isteyenler ortaya çıkmıştır.
Duygusal reflekslerle en sivri tepkisel ortamlara sürüklenen toplumlarda mantığı çalıştırma çabaları “ihanet” gibi görülür, duygusal tepkilerin peşinden sürüklenmeyenlere vatana ihanet etmiş muamelesi yapılır.
* Türkiye’de ayrılıkçı terör tam 23 yıl önce bir köy baskını ve katliamla harekete geçti. Bu süre içinde yaklaşık 30 bin kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin yaklaşık 25 bini terör örgütü üyesi ya da yandaşıdır.
* Eğer terör örgütü bunca kayıp vermesine rağmen halen dağlarda, Başbakan’ın söylediğine göre 5 bin militan ile faaliyet gösteriyorsa terörle mücadelede başarıdan söz etmek mümkün değildir.
* Askeri yetkililerin de sık sık belirttiği gibi terörle mücadele, bu 23 yıl boyunca tek boyutlu olarak sürdürülmüştür. Türk toplumunun bunu tartışması da zor olmuş, tartışmaya kalkanlar “hain” gibi görülmüştür.
Aradan geçen 23 yılın bütün acılarına, verilen binlerce şehide rağmen yine şehitler üzerinden duygu sömürüleri ile Türkiye’ye daha fazla kan, daha fazla acı getirecek girişimler tam anlamıyla vatana ihanettir.
Daha çok kan dökülmesi üzerine kurulacak her siyaset bu ülkenin geleceğine ihanettir.
* Ulaşılacak bir tek hedef vardır: Artık şehit cenazelerinin gelmemesi, şehit acılarının yaşanmaması, bunların yaşanmasına yol açan bütün koşulların ortadan kaldırılması...
* Türk toplumunun göstereceği en bilinçli refleksin tek yönü, sadece bu olmak zorundadır.

