Yargıtay beklenen kararı verdi. Bu kararla birlikte, 3 Kasım seçiminin ve dolayısıyla bugünkü Meclis'in "meşruiyeti" tartışmaya açılmıştır. Seçime katılmaya yasal olarak hakkı bulunmayan DEHAP'ın Yüksek Seçim Kurulu'nun kararıyla seçime katılmış olmasının böylece hukuki zemini ortadan kalkmıştır. YSK, orada olmaması gereken bir partiyi birleşik oy pusulasına koyarak seçmeni yanıltmıştır. Bu parti 2 milyon oy almıştır. Yani 2 milyon seçmen yanıltılmıştır. Bu arada şunu da hatırlayabiliriz: O sırada AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan yasaklı olduğu halde, adı birleşik oy pusulasında AKP listelerinin başında yer almıştır. Liste başına parti liderinin adının konulmasının amacı, seçmene o parti iktidara geldiğinde kimin başbakan olacağını göstermektir. Yani seçmenin tercihini yaparken bunu da dikkate almasını sağlamaktır. AKP listesinin başında Erdoğan'ın adının yer alması da o açıdan bir yanıltmadır.
Düğümü Meclis çözecek
Bu aşamada Yüksek Seçim Kurulu'nun önündeki üç karar ihtimalini dün anlatmıştık. Tekrar hatırlatalım:
1- DEHAP'ın 2 milyon oyu geçersiz sayılır, dolayısıyla seçim sonucu değişmez.
2- DEHAP seçime katılmamış sayılacağı için, 2 milyon oy da verilmemiş sayılır. Dolayısıyla parti oy oranları yeniden hesaplanır. (Bu kararın sonucu CHP'den 22, AKP'den 44 sandalyenin iptali ve DYP'ye 66 sandalye verilmesidir.)
3- Seçmen yanıltıldığı için seçimlerin tekrarlanması gerekir.
Yüksek Seçim Kurulu bu üç karardan birini almak durumundadır. Ancak hangi kararı alırsa alsın, altına ne gibi ağır hukuki gerekçeler döşerse döşesin 3 Kasım seçiminin meşruiyeti tartışma konusu olacaktır. Örneğin CHP de çıkıp diyebilir ki, "Bu 2 milyon oyun büyük bölümü bize gelecekti, biz haksızlığa uğradık..." Aynı şeyi AKP de düşünebüir, DYP de, hatta Genç Parti de bu oyların büyük bölümünün kendisine geleceği ve barajı geçeceğini iddia edebilir. Yüksek Seçim Kurulu, 3 Kasım seçiminde iki önemli konuda da, Tayyip Erdoğan'ın yasaklı olması ve DEHAP'ın seçime girme yeterliği konularında "memurca" davranarak bugünkü düğümü yaratmıştır. Ama bu düğümü çözmesi gereken, artık meşruiyeti tartışma konusu olan Meclis'tir. Düğümü çözecek tek kılıç da seçimdir. Meclis bu cesareti gösterirse, daha büyük sıkıntıların önünü almış olacaktır.
Seçimin ve Meclis' in meşruyeti
Yargıtay beklenen kararı verdi. Bu kararla birlikte, 3 Kasım seçiminin ve dolayısıyla bugünkü Meclis'in "meşruiyeti" tartışmaya açılmıştır.
Haberin Devamı

