Haberin Devamı
Türkiye’nin her yerinden seçim öncesi havayla ilgili aynı tespit dile getiriliyor, halkta da siyasi partilerde de ciddi bir heyecan yok.
Bu heyecansızlığın bir nedeni, seçim sonucuyla ilgili herhangi bir sürpriz beklenmiyor oluşu.
İktidar partisi hedef olarak yüzde 50’yi belirlemiş, ana muhalefet partisi ise yüzde 30’u bulursa çok sevinecek.
Kaset vurgunu yiyen MHP’de ise moraller en alt seviyede; onlar da yüzde 10 barajını aşarlarsa çok sevinecek hale getirildi.
Bu seçimin ülkenin geleceği açısından çok önemli olduğuna kuşku yok.
12 Haziran’da ortaya çıkacak yeni Meclis yeni anayasayı yapacak.
Yeni hükümet Kürt meselesinde, silahların tümüyle susması için halktan aldığı yetkiyi tereddütsüz kullanmak durumunda.
Birbirine bağlanmış bir iki konuda “demokratik irade”nin ortaya çıkması yolunda CHP’nin ve BDP’nin de “yapıcı” politikalara yönelmesi kuşkusuz çok geniş bir kesimin beklentisidir.
Meydanlarda hâlâ ana meselelerin konuşulmuyor olması, liderlerin bu tartışmaları seçim sonrasına bırakma konusunda aynı eğilimde olduklarını gösteriyor.
CHP “demokrasi programı”nı neredeyse çok az duyulmasını sağlayacak bir şekilde açıklarken “yolsuzluk” hamlelerine devam ediyor.
Bu hamlelerin hiçbirinden, toplumda ciddi dalgalanma yaratacak bir sonuç alınmamasına ve CHP’nin önüne gelen her şeyi “yolsuzluk belgesi” diye ortaya sürmesi umulanın tersi yönde bir algılama yaratmasına rağmen bu yolda ısrar edilmesi, ana sorunlara değinmekten kaçınıldığını gösteriyor.
Bu geçiştirme taktiklerini siyasiler 12 Haziran akşamına kadar sürdürebilirler, ama 13 Haziran’da bütün ülke onların ağızlarına bakarak iki cümleyi tekrarlayacaktır: Demokratik ve sivil bir anayasa üzerinde uzlaşın ve silahların tümüyle susması için ne yapacağınızı açıklayın.
Seçim meydanlarındaki içeriksiz itiş kakış halkın seçime ilgisini azaltsa da bu iki talebin gündemden düşmesi mümkün değildir.
Türk halkı silahların tümüyle sustuğu, demokrasinin geri dönülmez güvencelere bağlandığı bir toplum hedefini benimsemiştir ve bu hedefi açıkça talep etmektedir. Siyasiler miting meydanlarında bu hedefe yönelik görüşlerini dile getirmeye, bu yöndeki sorulara cevap vermeye başladıklarında da gerçek bir seçim heyecanı ortamına girilmiş olacaktır.

