Haberin Devamı
CHP oldukça “temiz” bir kurultayla seçim çalışmasına başladı. Parti Meclisi listesinin “dengeli” olması, bütün grupları rahatlattı. “Denge” anlayışının milletvekili aday listelerine yansıyacağı da belli oldu.
Kurultayda herhangi bir “maraza” çıkmaması öncelikle CHP’lileri ve CHP’ye oy verenleri de büyük ölçüde rahatlatmıştır.
Genel Başkan’ın, öğrenci yurtlarına kadar ayrıntılı vaatlerden oluşan konuşmasında “hassas” konulara girmemiş olması da CHP’deki kuşkulu kesimlerin de rahat nefes almalarını sağlamıştır.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasındaki en büyük seçim vaadi “aile sigortası” adıyla yoksul ailelere her ay asgari ücret tutarında bir para ödeneceği vaadiydi. Bu para bankaya yatırılacağı için AKP’nin sosyal yardım faaliyetlerine en çok yapılan eleştiri ortadan kalkacak, “sadaka alma” gibi bir görüntü olmayacak. Aynı uygulamayı Brezilya’da Lula yapmış ve başarılı olmuştur.
Bu kurultayda partisini çevresinde toparlamayı başaran Genel Başkan’ın konuşmasının bir tür “seçim bildirgesi” olması da herhalde “hassas” konulara girmeme kaygısının sonucu olmalıdır.
Bu kadar çok ayrıntıya girilince de, mayınlı araziler temizlenip “yoksul köylüye dağıtılacak, oraları modern tarım işletmesi olacak” gibi açıklamaya fazlasıyla muhtaç başlıklar da ortaya çıktı.
Kılıçdaroğlu, konuşmasında sık sık “özgürlük” vaat etti, bunun en açık ve somut alanı olarak da YÖK’ün kaldırılmasından ve üniversitede bilimsel özerkliğin yanında mali ve idari özerkliğin gerçekleştirilmesi gerektiğinden söz etti.
CHP Genel Başkanı, “Bu ülkede ezan sesi yükseliyorsa Atatürk sayesindedir” dedi ama “Kürt” demedi; “üçüncü yol” dedi ama bunun diğer iki yoldan farkının ne olduğunu söylemedi.
Kazasız belasız kurultay, CHP’nin moralini yükseltecektir, dolayısıyla da seçim çalışmalarının niteliğini yükseltecektir.
Ama CHP, her fakir aileye her ay ödenecek asgari ücret tutarındaki paranın nereden bulunacağını da seçim öncesinde iyi anlatmak zorunda kalacaktır.
“Üçüncü yol”un ne olduğunu açıklamak zorunda kalacaktır.
CHP dün seçim için yola çıktı. CHP örgütü de, parti içindeki farklı görüşe sahip bütün grup ve çevreler de Genel Başkan’a “tam yetki” verdi.
“Yeni CHP” de diyen Kılıçdaroğlu’nun bu yetkiyi nasıl kullanacağı anlaşılan yavaş yavaş ortaya çıkacak.

