Seçim koşulları

Haberin Devamı

Son yapılan seçim araştırmalarına göre AKP’nin oyu yüzde 35 dolayında ve artması kolay değil.

AKP oylarındaki bu düşüşte, ekonomik sorunların yanında, Kürt meselesiyle ilgili olarak muhalefet partilerinin yarattığı havanın etkili olduğu anlaşılıyor.

“Demokratik açılım”ın içeriğine ilişkin olarak AKP’nin açık bir şey söylememesi, CHP ve MHP’nin işine yaramış olmakla birlikte, oya dönüşmesi daha çok MHP lehine.

Yüzde 35’lik bir oy oranı da, şu andaki seçim sisteminde, tek başına bir iktidar için yeterli olacaktır. Ancak birkaç puan daha altına düşülmesi ihtimali gerçekleşirse, AKP iktidarının yerine ufukta bir CHP-MHP koalisyonunun görünmesi de mümkündür.

***


CHP’ye oy verenlerin kendilerini “solcu” olarak nitelemeleri, MHP tabanının anti-komünist ve sol karşıtı duyguları böyle bir koalisyonu kolaylaştırmayacaktır.

Buna karşılık, bütün temel konularda CHP ve MHP sözcüleri aynı fikirleri savunuyor. AKP’yi Amerikan yandaşı ve Büyük Orta Doğu Projesi’nin uygulayıcısı olarak gören “ulusalcı” taktisyenler de uzun süredir CHP-MHP koalisyonu üzerinde duruyor.

CHP ve MHP’nin muhalefet politikaları göz önüne alındığında, muhalefete düşmüş bir AKP’nin ve yöneticilerinin “hayatının kararacağını” AKP’liler de düşünüyor.

Bu koşullarda da AKP’nin mümkün olan en yakın zamanda seçime gitmesi en güçlü olasılık olarak ortaya çıkıyor.

Bu olasılık gerçekleşirse ülke için hayırlı yanı, şu anda tartışılmakta olan temel sorunların daha açık ve sıcak olarak tartışılması, halk için açık bir tercih yapma imkânının ortaya çıkması olacaktır.

***


Bu seçim, başta demokratik açılım olmak üzere AKP’nin tüm açılım politikaları için bir referandum olacaktır.

Böyle bir seçim ortamına sadece AKP yandaşlığı veya karşıtlığı açılarından bakarak girmemiz halinde tartışmaların yine sağlıksız bir kısır döngü içine girmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu da bütünüyle siyasal yapının bir kez daha eskidiğini, tıkandığını gösterir.

AKP ve liderleri bu seçimi bir “hayat memat” seçimi olarak görüyorlarsa kampanyayı gerçek bir demokrasi platformuna çekmek zorundadırlar. Böyle olmaması halinde “geri” bir yarışma ortamında yapılacak seçim, sistemi yenilemek yerine daha da kısırlaştırır ki, en açık sonucu, demokratik sürecin duraklaması olur.

DİĞER YENİ YAZILAR