Savaşta Türkiye

Savaş hızlı bir şekilde kapımıza geliyor. Bu kez şartlar birinci Körfez Savaşı'ndan oldukça farklı. Çünkü Amerikan yönetimi Irak'ta tam bir "düzen değişikliği" sağlayıp, bunun ardından bütün Ortadoğu ve çeşitli Arap rejimlerine yönelik bir planı uygulamak istiyor

Haberin Devamı

Savaş hızlı bir şekilde kapımıza geliyor. Bu kez şartlar birinci Körfez Savaşı'ndan oldukça farklı. Çünkü Amerikan yönetimi Irak'ta tam bir "düzen değişikliği" sağlayıp, bunun ardından bütün Ortadoğu ve çeşitli Arap rejimlerine yönelik bir planı uygulamak istiyor.
Bu planda Türkiye'nin hem maddi hem manevi yerinin önemli olduğu anlaşılıyor. Türkiye'nin Batı sisteminin içinde bulunan tek "Müslüman" ülke olması olayın manevi yanıdır. Olayın maddi yanı ise Amerika'nın "savaş" ve "düzen" planları içinde Türkiye'nin toprağı ve askeriyle yer almasıdır.

Dışarıda kalınabilir mi?
Genel plan, genel kurgu biliniyor. Amerikan yönetiminin sözcüleri yaptıkları planın çeşitli yönlerini zaten söylüyor ya da ima ediyorlar.
Ancak planın ayrıntıları bilinmediği için Türkiye'nin rolünün ne olacağı bilinmiyor. Yine de tahmin edilen, Türkiye'den önemli katkı ve destek istendiğidir.
Türkiye, eğer Amerikan planının içinde talep edildiği gibi yer alırsa bölgede İsrail ile "tam müttefik" durumunda görülecektir.
Buna karşılık hem NATO, hem de ABD ile diğer bağlantılar nedeniyle Türkiye'nin tümüyle bu işin dışında kalması mümkün değildir.

Kamuoyu savaşa karşı
Türkiye açısından önemli bir gerekçe de Kuzey Irak'taki gelişmelerdir. Burada, bağımsız ya da yeni Irak içinde "federe" Kürt devleti yönündeki adımlar, Türkiye'nin "işin içinde" olmasını gerektirmektedir.
Durum, gerçekten birkaç açıdan zordur. Türk kamuoyu da Irak'ta savaşa karşıdır. Araştırmalarda bu karşıtlık oranı yüzde 80'lerin üzerine çıkmaktadır.
Bir süredir Amerika'nın Ankara üzerindeki baskılarının yoğunlaştığı görülmektedir. Birinci Irak Savaşı'nın tecrübesi, bu savaşın Türkiye açısından yaratacağı maddi zararın da büyük olacağını göstermektedir.

Evdeki pazar...
Türkiye bu aşamadaki zorlukların ötesinde, halen "yönetim" sorununu çözebilmiş değildir. AKP hükümetinin çok yeni olması, tam "yapılanamamış" olması yanı sıra deneyiminin hiç denecek kadar az olması Türkiye açısından önemli bir durumdur.
Seçim öncesinde kağıt üzerinde yapılmış planların, programların her zaman hayatın gerçekleriyle tam örtüşmediğini bilmek için siyaset yapmaya gerek yoktur.

Savaş herkes için kötüdür!
Bugünkü zor durumun yeni yönetimi bunalttığı da görülmektedir. Bu durumda, zorlukları ve gelişmeleri, elbette belli ölçülerde kamuoyu ile paylaşmak yeni açılar kazandırdığı gibi güç de getirebilir.
Bütün bunların ötesinde:
Savaş kötü bir şeydir...
Büyük çıkarlar uğruna masum insanların ölümüne neden olmak kötüdür.
Bu, hem Bin Ladin için, hem Saddam Hüseyin için, hem de George W. Bush için geçerlidir.

DİĞER YENİ YAZILAR