Haberin Devamı
AKP’ye yakın gazetelerin iki gündür attıkları başlıklara, yayınladıkları yorumlara bakınca ortaya tam bir “savaş” görüntüsü çıkıyor.
AKP, Anayasa Mahkemesi kararını “mağduriyet” platformunda kullanmaya devam ettikçe, kendisinden yana “güçleri” gerilim halinde tuttukça ülkedeki “bölünme” tehlikesini arttırdığını görmüyor.
Anayasa Mahkemesi’nin kararı tartışılabilir, eleştirilebilir, ancak bu kararla ortaya çıkan yeni koşullarda siyasi gerilimi arttırma faaliyetleri kimseye fayda sağlamayacaktır.
Hükümet yanlısı yorumculara göre, Anayasa Mahkemesi kararı, “ AKP’nin tasfiyesi planı” nın bir parçasıdır. Ama aynı yorumcular, AKP’nin kendisini, büyük oy desteğine rağmen bu kadar kolay tasfiye ettirmesinin üzerinde durmuyor.
AKP’nin tepesi, “tasfiye” sürecindeki kendi yanlışlarını görmemekte ısrar ettiği sürece yapacağı tek şey “mağduriyet” e oynamak ve “savaş hali” ni beslemektir.
Eğer AKP yanlışlarından ders alabilirse, yeni parti çalışmasını yeni bir demokrasi programı üzerine kurabilir. Bu demokrasi programının birinci maddesi de ülkedeki “savaş hali” nin bütün unsurlarıyla hemen ortadan kaldırılması olmak zorundadır.
Avrupa Birliği hedefi üzerine kurulu politikaların ülkedeki bölünmelere karşı en önemli panzehir olduğu gerçeği 2002-2006 döneminde görüldü. Öyle ki Avrupa Birliği hedefinin Türkiye’nin varlığını tehlikeye atacağını savunan radikal milliyetçi-muhafazakâr kesim, kendisine sağcı diyeniyle de solcu diyeniyle de, açıkça AB karşıtlığı yapamamıştı. Bu kesimin bir yanında bazı “kamu kurumları” nın bulunması elbette bazı güçlükler yarattı, bundan sonra da yaratacaktır. Siyaset zaten bu güçlüklerin üzerinden aşma sanatıdır.
Avrupa Birliği hedeflerinin Türk halkının önemli bir kesimi tarafından “anlaşılmış” oluşu, yeni dönemin “demokrasi ve refah” programının güvencesidir.
Ana hedefleri unutmuş, kendi içine dönmüş, dünyadan uzak ve küçük kavgalarla kendini tüketen bir ülkede yaşamayı kimse istemez.
Türk halkı 1999, 2002 ve 2007 seçimlerinde her türlü savaş tablosuna tepki göstermiş ve sürekli olarak “savaşçıları” cezalandırmıştır.
Avrupa Birliği hedefleri üzerine kurulu demokrasi ve refah politikalarına, bütün savaşların tasfiye edildiği özgürlükçü bir topluma kimsenin karşı çıkması mümkün değildir. Bu doğrultudan uzaklaşanlara ve ülkeyi de uzaklaştıranlara ceza kesilir. AKP bu gerçeği kendi en heyecanlı taraftarlarına da anlatmalıdır.

