Savaşın iki sonucu

Haberin Devamı

Yüksek Yargı ile AKP hükümetini karşı karşıya getiren krizin iki açık sonucu oldu. Bu kavgayı tezgâhlayanların amacı da o muydu, bilemeyiz ama sonuç açık:

Bundan böyle Ergenekon gibi “netameli” soruşturmaların Anadolu’da yapılabilmesi mümkün değildir. Şemdinli’den sonra Erzurum olayında da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) “askere dokunan” savcıları cezalandırmıştır.

HSYK’nın bu olaydaki kararlılığı ile Yargıtay ve Danıştay mensuplarının hukuki açıdan tartışmalı olsa da bu kararı desteklemesi, bütün yargı mensupları için emsal olacaktır.

***


Şemdinli’de kitabevi bombalayan iki astsubay davasında, iddianamede Genelkurmay Başkanı’nın adının yer almasından sonra ilgili savcı hem görevinden alınmış, hem de avukatlık da yapamayacak şekilde meslekten menedilmişti. Bunun ardından mahkeme yetkisizlik kararı vermiş, dosya askeri mahkemeye gitmiş ve iki astsubay ilk celsede tahliye edilmişti. Ancak bu dosya tekrar sivil mahkemeye geldi. HSYK’nın sert müdahalesinin sonucu budur.

***


Erzincan’da yetkileri alınan savcıların işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığını da hukukçular günlerdir tartışıyor. Her bir hukukçu bir başka kanun maddesi göstererek farklı bir görüşü savunuyor. HSYK bu kadar tartışmalı bir konuda, müfettiş göndermek, rapor hazırlatmak gereğini bile duymadan karar aldı.

Bu “hızlı müdahale”ne anlama geliyor? Çok açık: Boyunuzdan büyük meselelere girmeyin, gözümüz üstünüzde.

Bu krizin ikinci sonucu da Başsavcı’nın ağzından Hükümet’e verilmiş açık bir gözdağıdır. Başsavcı tartışmanın içine dalıp farklı bir “vuruş” yaptı. Habur olayını zikretmesinin anlamı da bellidir. Eğer hükümet Kürt açılımını sürdürür ve bu süreçte Habur gibi bazı provokasyonlar olursa Başsavcı AKP’yi kapatmak için harekete geçebilir. Yani AKP’nin adı ister demokratik açılım isterse Kürt açılımı olsun, “netameli” bir işe kalkışmasının bedeli, kapatılmak olabilir.

***


Savaşı çıkaranlar, tırmandıranlar ne hesap yapmış olurlarsa olsunlar; bu aşamada bütün savcı ve yargıçlara yönelik bir “Ergenekon” uyarısı, AKP hükümetine de “Kürt açılımı” uyarısı yapılmıştır.

Kavga bir savcının, bazı cemaatler hakkındaki soruşturması dolayısıyla başka bir savcı tarafından soruşturulmasından ibaret değildir. Mesele bu kadar basit olsaydı yine aynı şekilde hukuki süreç içinde çözümlenirdi. Ama kavga demokrasinin niteliği üzerinedir, “bağımsız yargı” kavramını “bizden tarafa yargı” olarak anlama üzerinedir. Kavga, sivil siyasi iktidarların “iktidar”lık sınırları üzerinedir.

DİĞER YENİ YAZILAR