Savaşa ve düşmanlara dair

Haberin Devamı

Şirazlı Sadi, savaşa ve düşmanlığa, düşmanlara ilişkin olarak şunları söylüyor:

Zayıf bir düşman sana itaat eder ve dostluk gösterirse maksadı vakit kazanarak kavi bir düşman olmaktır. Alimler “Dostların dostluğuna itimat edilemiyor, düşmanların dostluğuna nasıl inanılabilir” demişlerdir.

***


Küçük düşmanı hakir görmek, küçük ateşi ihmal etmeye benzer. Ateşi bugün söndürmek mümkünken söndür, çünkü bir kere parlarsa cihanı yakar.

Düşmanı ok ile öldürmek mümkünken öldür, ona yayını kurma zamanı bırakma.

***


Düşmanın aczine acıma, çünkü kudret kuvvet kazanınca sana acımaz. Düşmanı âciz gördüğün zaman mağrur olma, çünkü her kemikte ilik, her gömlekte insan vardır.

***


Düşmanın nasihatini kabul etmek hatadır. Fakat sen düşmanını dinle, sonra onun dediğinin aksini yap. Düşmanının “şöyle yap” dediği şeyden sakın. Sakınmazsan nedamet elini dizine vurur durursun.

Düşman sana ok gibi doğru bir yol gösterirse sen o yoldan sap, onun doğru dediğinin aksine git.

***


Düşmanlar arasında cenk gördüğün zaman git dostlarınla rahat rahat otur.

Eğer düşmanlarını birbiriyle uyuşmuş görürsen, yayını kirişe tak, hisarlara gülle yığ.

***


Yılanın başını düşmanın eliyle ez ki, eğer düşman galip gelirse yılanı öldürmüş olursun, eğer yılan galip gelirse düşmandan kurtulmuş olursun.

***


Haddinden fazla hiddet nefret uyandırır. Yerinde olmayan yumuşaklık da heybetten götürür.

Ne etrafındakileri usandıracak kadar sert ol ne de karşındakine cesaret verecek kadar mülayim.

Sertlik ile yumuşaklık birlikte olursa hoştur. Aynı kan emici gibi, hem damarı yaralar hem de merhemi koyar.

Akıllı kimse gereksiz sertlik etmez, kadrinin bilinmemesine neden olacak kadar da yumuşaklık etmez.

***


Hükümdar, dostlarının itimadını sarsacak derecede öfkeli olmamalıdır. Çünkü hiddet ateşi önce sahibini yakar, ondan sonra karşıya, düşmana ya erişir ya erişmez.

***


İki düşman arasında sözü öyle söyle ki onlar birbirleriyle dost oldukları zaman mahcup olmayasın. İki kimse arasındaki cenk ateş gibidir. Zavallı gammaz ise sadece odun taşıyıcıdır. Bugün düşman olanlar yarın bir aralık barışıp birbirinden memnun olurlar. Fitneci ise ara yerde mahcup kalır. İki düşman arasındaki ateşi alevlendirmek, alevlendirirken de kendisi ara yerde kalarak yanmak akıllı işi değildir.

***


Yaralı gönüllerin tütününden sakın. Çünkü yaraladığın gönüller eninde sonunda sana tesir ederler. Elinden geldiği kadar hiçbir gönlü yaralamamaya, perişan etmemeye çalış çünkü bir tek yaralı gönül bile bütün cihanı altüst edebilir.

DİĞER YENİ YAZILAR