Haberin Devamı
Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun dünkü açıklamasını, bugünkü koşullar içinde okuduğumuzda aldığımız mesaj şu: “AKP kapatılmalıdır.”
Böyle bir cümle bildirinin içinde geçmiyor, ama bildirinin içeriğindeki bütün sorunlar hükümet ile ilgili ve muhatap doğrudan doğruya AKP hükümeti.
Başkanlar Kurulu “yargı erkine yönelik ve hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırılar”dan söz ediyor. Bu saldırılardan kasıt kuşkusuz AKP yanlısı yayın organlarında bol bol işlenen yargı eleştirileridir.
Bildiride yeni anayasa yapma girişiminin tepkiler dolayısıyla duraksadığı, buna karşılık türbanla ilgili maddelerin “engellenemeyen bir hızla” değiştiği belirtiliyor. Bunu yapan AKP ve yedeğindeki MHP’dir.
Bildirinin dikkat çektiği bir konu da, AKP ile ilgili iddianameyi hazırlayan Yargıtay Başsavcısı’na yönelik “saldırılar”dır. Bu saldırıların “kişisel” düzeye çekildiğinden söz edildikten sonraki şu cümle dikkat çekicidir:
“Bu türden davranışların, kişisel tatmin duyguları ötesinde, yargılanan siyasi kuruluşa hukuken hiçbir yarar sağlamayacağı, yargılamanın sonucunu da etkilemeyeceği gözetilmemiştir (...)”
Bu cümle şu demektir: Yargıtay Başsavcısı’na ve yargıya yönelik saldırılar doğrudan AKP’den kaynaklanmaktadır, bu saldırılarla bir tereddüt sağlanmak isteniyorsa da böyle bir sonuç alınması mümkün değildir.
Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinin son bölümünde yargı reformu girişimi ele alınıyor ve bununla ilgili taslağın önce Avrupa Birliği sorumlusuna iletilmesi eleştiriliyor.
Başkanlar Kurulu, yargı reformuyla ilgili kendi yaklaşımı ve çalışmalarının Avrupa Birliği müktesebatıyla uyumlu olduğunu, buna karşılık hükümet çalışmasının yargıyı siyasi iktidara bağımlı kılan bir tasarı olduğunu savunuyor.
Ele alınan tüm konularda tek muhatap AKP hükümetidir. AKP hükümetleriyle yargı arasında bundan önce de bazı çelişkiler yaşanmış, bunlar belli bir noktada durdurulmuştur.
Ancak AKP kapatma davası ertesinde yaşanan polemiklerin ardından Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisi çok açık bir tavır niteliği taşımaktadır.
Bildiri, türbanla ilgili anayasa değişikliği hakkında çok açık bir görüş belirtiyor, bunun Anayasa’nın değişmez ilkelerine aykırı olduğunu söylüyor.
Bu konuda ve AKP’nin bütün “laiklik karşıtı tavırları” konusunda kararı Anayasa Mahkemesi verecek. Ancak Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bu kadar açık bir şekilde konuşması, “AKP kapatılmalıdır” işareti olarak alınacaktır.
AKP ve hükümet de Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisini doğru anlamıştır. Anlamadıkları mesele ise, AKP’ye yakın çevrelerin uzun süredir Yargıtay Başsavcısı ve genel olarak yüksek yargıya yönelik saldırılarının etkisidir.
Sonuçta yüksek yargı ile hükümet, kuvvetler ayrılığının “oturduğu” bir ülkede görülmesi mümkün olmayan şekilde karşı karşıya geldi.
Bu “çatışma” durumunun AKP’ye yaraması mümkün değildir. AKP birçok şeyi anlamadığı gibi bunu da anlamamakta ısrar ediyor.

