Türkiye'nin en önemli konusu Avrupa Birliği olarak siyasi gündemin başında yer alırken bir başka önemli konu daha arka planda kalıyor. Bu, Amerikan yönetiminin muhtemel Irak savaşı ve bu savaşın Türkiye'yi Çok fazla yakından ilgilendiren sonuçlandır.
Batı kamuoyu uzun süredir bu savaşı tartışıyor. 11 Eylül saldırılarının ardından Bush yönetimi gündemin önüne Irak ve Saddam Hüseyin meselesini getirirken bu savaşın psikolojik temellerini hemen atmaya başladı.
Kritik oyun
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan bugün Washington'da sadece Başkan Bush ile değil Amerikan üst yönetimindeki "savaş kabinesi" nin hemen tüm üyeleriyle görüşecek.
Bu görüşmelerde kuşkusuz diğer acil konumuz olan Avrupa Birliği'nden tarih alınması konuşulacak ve Amerikalı yöneticiler bu konuda son ana kadar Türkiye lehine çalışacaklarını söyleyecekler.
Ancak Amerikan yönetiminin asıl konusu kuşkusuz Türkiye'nin AB üyeliği değil, Irak savaşının siyasi ve lojistik altyapısının hazırlanmasıdır.
Amerikan halkı, 11 Eylül saldırıları sonrasında büyük bir çoğunlukla "savaş yanlısı" görünüyordu. Ancak bu terörist saldırının acılarının sıcaklığı geçince Irak savaşını destekleyenlerin oranı bazı kesimlerde yüzde 50'ye, hatta daha da altına kadar indi.
Sağduyu ne diyor
Avrupa Birliği ve Türkiye konusu tartışıldıkça bazı Batılı liderler gerekçe olarak kendi halklarının Türkiye'ye ilişkin yargı ve kanaatlerinin olumsuz yanlarını ortaya koyan kamuoyu araştırmalarını gösteriyorlar.
Tayyip Erdoğan da bugün Amerikalı yöneticilerle görüşürken, yine Amerikalıların yaptırdığı bir araştırmaya göre halkının yüzde 85'inin Irak savaşına karşı olduğu Türkiye'yi temsil edecek.
Türkiye'deki sağduyu, Amerikan yönetiminin Ortadoğu politikasından kuşkuludur ve Irak'ta savaş istememektedir.
Avrupa kamuoyları da bu kadar büyük oranda olmasa bile, sonuçta epey uzaklarında yapılacak bir savaşı istememektedir.
Amerika'da çok güçlü savaş aleyhtarı kampanyalar yapılmakta, sesini duyurma imkanı olan insanlar; yazarlar, Hollywood'un birçok starı ve yönetmeni "sorumlu entelektüeller" olarak bu kampanyaların başını çekmektedir. Bunlar gerçekten stardır, filmleri çok iş yapan, on milyonlarca insana ulaşan yönetmenlerdir, ama savaşa karşı imza toplamakta, imza atmaktadırlar. Madonna'nın eski kocası oyuncu ve yönetmen Sean Penn kendi cebinden Amerikan gazetelerine koca koca ilanlar vererek bu savaşın olmaması gerektiğini anlatmaktadır. Eski başkanlardan Carter da açık bir şekilde savaşa karşı kampanya yapmaktadır.
Savaşa hayır...
Körfez Savaşı'nın Türkiye'ye maddi ve manevi maliyeti büyük olmuştur. O savaştan bu savaşa kadar Kuzey Irak'ta çok farklı gelişmeler yaşanmıştır. Bu durumda Türkiye'nin yeni bir Irak savaşında "aktif" olmasının gerekçelerinden çok, bu savaşa karşı çıkması ve onu engellemesi için gerekçeleri vardır.
Savaşa ve her türlü savaşa ilke olarak karşı olmanın özel bir anlam kazandığı bir dönemdeyiz. Bütün stratejik hesapların, bütün çıkar hesaplarının önünde insan hayatının, insanın yer almasının insanlığı asıl ilerletecek duygu olduğu bir dönüşüm çağındayız.
Bunun için savaşa hayır demek ve savaşı önlemek için çaba göstermek zorundayız.
Savaş neye yarar?
Türkiye'nin en önemli konusu Avrupa Birliği olarak siyasi gündemin başında yer alırken bir başka önemli konu daha arka planda kalıyor
Haberin Devamı

