Büyük terör eylemleri, sadece terör olsun diye yapılan eylemler, amatör faaliyetler olmaktan çıkalı çok oldu. Bugün artık terörün nereden geldiğini bilmek kadar, hatta daha da çok amacını fark etmek önem kazanmıştr. Türkiye'nin, İstanbul'un altı gün içinde dört büyük terör eylemine sahne olmasını sadece ülkemizin terör alanı olarak seçilmiş olmasıyla açıklayamayız. Ülkemizde teröre kaynaklık eden siyasi ve toplumsal bir taban vardır ve özellikle islamcı terörün militan, hatta intihar eylemcisi bulmasını kolaylaştıran bir altyapı vardır. Bu eylemlerin, fukara Müslüman Türk çocukları tarafından planlanıp gerçekleştirildiğini iddia edene kargalar bile güler. Türkiye'de sinagoglara ve İngiliz hedeflerine saldırılmış olması Türkiye'nin sadece rahat bir eylem alanı olduğu için seçilmiş olduğunu göstermez.
Neden biz...
Tam tersine, bu kadar büyük çapta eylemlerin Türkiye'de yapılmış olması, Türkiye'nin hedef alındığını gösterir. O zaman "neden biz" sorusuna cevap aramak durumundayız.
* Türkiye, halkının neredeyse tümü Müslüman olan tek demokratik, laik cumhuriyettir. Butun İslam dünyası için -elbette fanatikler ve radikaller dışında- önemli bir örnektir ve çekim merkezidir.
* Türkiye, Avrupa Birliği'nin kapısındadır ve son anda bazı mihrakların sabotajları başarılı olmazsa ilk Müslüman üye olacaktır.
* AB üyesi bir Türkiye, bütün politikalarını uygarlıklar çatışması, yani Müslüman ve Hıristiyan dünyaların savaşı üzerine kuran bütün radikal görüşlerin çok önemli bir dayanaklarını kaybetmesi anlamına gelmektedir
* Buna karşılık siyasi, sosyal ve ekonomik istikran bozulmuş, terör korkusuyla kendi içine kapanmış ve "korkutulmaya' devam eden bir Türkiye birçok "güç" için "kullanılmaya", manipüle edilmeye elverişli olacaktır.
Turizmden, yerli ve yabancı sermaye yatırımlarından ise söz etmeye bile gerek yok.
Hükümet doğru yolda mı?
Son terör eylemlerinin bir numaralı sanığı olan radikal İslamın Türkiye'yi hedef almasının uzun vadeli gerekçelerini ya da kısa vadeli hesaplarını görebiliriz. Ancak şunu da dikkate almamız gerekmektedir: Türkiye'de 80'lerin sonuyla 90'ların başında, dış destekleri de bulunduğu iddia edilen ve özellikle Güneydoğu'da ayrılıkçı hareketlere karsı "kullanılan" radikal İslamcı örgütler ortaya akmıştır Cumartesi günkü sinagog saldırılarının ardından güvenlik güçlerinin büyük çapta aramalar ve tutuklamalar yapmasını bekleyenler yanılmıştır. Ya Hizbullah ve benzeri örgütler hakkında fazla bir şey bilinmemektedir ya da güvenlik sorumluları daha farklı düşünmektedir. Bu sorular açıklığa kavuşmadan da Türk halkının rahatsızlığını gidermek mümkün değildir.
* Sinagog saldırıları cumartesi sabahı oldu, altı gün sonra aynı teşkilat tekrar saldırdı. Bu, "meydan okuma"nın da ötesinde bir durumdur ve kaçınılmaz olarak bazı başka soruların nedeni olmaktadır.
Savaş alanı değil savaş ilanı
Büyük terör eylemleri, sadece terör olsun diye yapılan eylemler, amatör faaliyetler olmaktan çıkalı çok oldu
Haberin Devamı

