Askeri kırdıran Enver Paşa
Sarıkamış ağıtı öyle söylüyordu: “Askeri kırdıran Enver Paşa...” İmparatorluk dağılıyordu, iktidardaki İttihat ve Terakki ve yapacağını bilemiyor, çırpınıyordu.
Yanlış üstüne yanlış karar alan İttihat ve Terakki’nin üç paşası Enver, Talat ve Cemal artık olayların içinde sürüklenir olmuştu. Sarıkamış’taki ordunun Rusların üzerine, olağanüstü kış koşullarında sürülmesi de bu şuursuz çırpınma içinde alınmış inanılmaz kararlardan birinin sonucuydu.
Doğu cephemizde Rusların meşgul edilmesi, Almanya’nın Doğu cephesini rahatlatabilirdi. Öyle olmadı, Almanya savaşı kazanamadı ama Rusya da başka bir döneme doğru doludizgin ilerliyordu.
Sarıkamış’ta binlerce asker savaşmadan öldü. Kışın göbeğinde askeri oraya sürmenin katliamla eşanlamlı olduğunu Enver Paşa kavramıyordu, çünkü koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nun ellerinde yok oluşunun paniği içindeydi. Bu panik bir yıl sonra, Talat Paşa’yı da Ermeni tehciri kararını alarak çöküş günlerinin ikinci kıyımına yol açmaya itti. Sarıkamış’ta görev yapmış olan her asker, aradan ne kadar süre geçmiş olursa olsun bu olayın acısını hisseder, kâbusunu yaşar. (Sarıkamış’ta doğduğumda facianın üzerinden sadece 36 yıl geçmişti. Ne kadar yakın bir geçmiş değil mi?)
Son yıllarda Sarıkamış faciasının üzerinde durulması kuşkusuz, insanların gözlerini biraz daha açmış, tarihimizi daha iyi düşünmeye yöneltmiştir.
Cihangir Akşit “Sarı Sessizlik” i roman olarak yazmış. Anlatıcı, genç bir subay. Bu faciayı o subayın gözünden okumak olayın vahametini gözümüzün önünde biraz daha canlı olarak getiriyor.
Şarabı öğrenmek için
Fransa’da şarap başlı başına bir kültürdür. Bu kültürü Fransızlar İtalyanlarla bile paylaşmaz, İspanyollarla asla paylaşmaz.
Bizim şarap kültürümüz, zamanında en ucuz alkollü içecek olan “Güzel Marmara” ile başlamıştır. Sonra sonra bizde de şarap kültürü oluşmaya başladı.
Herkesin yurt dışına çıkamadığı, Fransa görmüş olmanın avantajına sahip çok küçük bir kesimin dışına çıktı şarap kültürü. Bizim şarap kültürümüzle atbaşı giden bir de şarap “kültürsüzlüğümüz” vardır; o da güzel bir lokantaya gidip, şarap mönüsünde parmağını en pahalıların birkaç satır üstünde yine pahalı bir şarabın üzerine bastırmak şeklinde yaşamaktadır.
Kimilerine göre sonradan şarap kültürü edinmek mümkün değildir. Sonradan Fransızca öğrenip Molière’i aslından okumak mümkündür, ama üç-dört yaşındayken babasının kadehinden bir yudum şarap almamış olanın ne kadar didinirse didinsin gerçek bir şarap kültürü edinemeyeceği söylenir. Bernard Pivot, Fransa’nın önemli “kültür insanları”ndandır. Televizyonda yaptığı kitap programlarında tanıtılan kitap satış rekoru kırar, yönettiği “Lire” dergisi yayın hayatında çok etkilidir. “Şarabın Aşk Sözlüğü” kitabında hem şarap anlatılıyor; hem yazarın şarapla birlikte yaşamı hem de şarabın bir toplumdaki özel yeri.
Ucuz şarapların da güzel olabileceğini, çünkü şarabın kendi başına bir “vaka” olduğunu öğrenmek isteyenler için “Şarabın Aşk Sözlüğü” çok yararlı olacaktır. Şarapla fazla ilişkisi olmayanlar da bu kitabı okurlarsa şaraba başka bir gözle bakmaya başlayacaklardır.
Kıbrıs bitmez mi?
Gazeteciliğe Kıbrıs savaşının hemen ertesinde başladım. Bu aşırı karmaşık gibi görünen, ama aslında çok basit olan meseleyi 34 yıldır izliyorum. Dünyada bu kadar eski bir sorun kalmadı. Kaldıysa da bazı kabileler arasındadır.
Kıbrıs meselesinde son yıllarda çok yol alındı, ama bir ileri bir geri gidildiği için çözümün etrafında dolanıp duruluyor.
Ankara, halen Avrupa Birliği’ne verdiği taahhütleri yerine getirmiş değil ve Kıbrıs’ta Türk ve Rum hükümetlerinin sağladığı gelişmelerden de hoşlanmıyor. Ama artık çekilecek bir yer kalmadı.
Yıllarca Kıbrıs’ı izleyenler bile Niyazi Kızılyürek’in “Daha Önceleri Neredeydiniz?” kitabını okurlarsa konuyu daha net bir şekilde toparlayabilirler.
Alt başlık içeriği anlatıyor: “Dünden Bugüne Kıbrıs Müzakereleri”. Önümüzdeki aylarda tekrar Kıbrıs konuşulmaya başlandığında bir fikir sahibi olabilmek için sürecin tümünü bilmek gerekiyor. “Daha Önceleri Neredeydiniz?” sayfa sayısı az ve derli toplu bir kaynak.
Sarıkamış faciası, şarabın büyüsü ve Kıbrıs sorunu
Bu haftaki ilk kitabımız Sarıkamış faciasına genç bir subayın gözünden bakıyor. İkinci kitap şarabı öğrenmek isteyenler için başlı başına bir kaynak. Sonuncusu ise Kıbrıs sorununu yakından tanımak isteyenler için...
Haberin Devamı

