Haberin Devamı
Rahmetli Metin Toker yapardı, sonra epeyce yaygınlaştı. Gazetelerde köşesi olanlar seçime bir gün kala oylarını açıklıyorlar. Son gün fikrini değiştirip, beğendiği köşe yazarıyla aynı oyu kullanan var mıdır? Sanmıyorum.
Ama bu tür açıklamalar, zaten aynı yönde düşünen ya da karşılıklı olarak birbirlerini besleyen yazarla okurunu biraz daha birbirine bağlıyor olabilir.
Okur, yazarıyla aynı yönde oy kullanacağı için kendini daha güvende hissedebilir, yazar da bunu etkisinin onaylanması gibi görebilir.
Sadece Batı’da değil bütün dünyada gazetelerin “ana eğilim”leri vardır. O “ana eğilim” gazete üzerinden okura aktarılan bütün fikirlerin aynı paralelde olmasını getirmediği gibi, haberlerde bir “kayırma” hâline de asla yol açmaz.
Her haber, her siyasinin beyanatı aynı gazetecilik ilkelerine göre, haber olma niteliğine göre değerlendirilir. Siyasiler de, aynı “ana eğilim”in içinde yer alsalar da gazetelerden herhangi bir surette “kayırma” beklemezler. Aynı şekilde, “farklı eğilim”deki gazetelerden de “kazık yeme”yi beklemezler.
Gazeteci olmanın zorluklarından biri de, seçim yaklaştıkça eşin dostun sürekli artan “kime oy vereceksin” sorusuyla karşı karşıya kalmaktır. Soru sahiplerinin kimilerine “sana ne” demek mümkündür. Gazeteciliğin köşe yazarlığı kısmında yer almış olanlara, o köşede yer alan fikirlerden hoşlanmayanlar kendilerine göre yakıştırmalar yaparlar. “Sen herhalde filancaya verirsin oyunu”... Bu “yarım” soru “karşı saftasın” fikrinin onaylatılması için sorulur, o zaman da “sana ne” cevabını vermek meşruiyet kazanır.
Her seçim önemlidir. Ama yarınki seçim her zamankinden daha önemli.
Artık bütün ülke biliyor, bu seçimden çıkacak Meclis ve hükümet, iki büyük sorunu çözmek zorunda.
Aslında birini çözebilir, birincisini çözebilirse de ikincisini “çözüm yolu”na sokabilir.
Sivil ve gerçekten demokratik bir anayasayı yeni Meclis’in, geniş bir katılımla yapması şarttır. Armudun sapı, üzümün çöpü zamanı çok geride kalmıştır. Bu anayasa bir an önce yapılacaktır ki, Kürt meselesi de “özgürlükçü” çizgide çözüm hattına girebilsin.
Benim oyum, sivil ve demokrat bir anayasa ile Kürt meselesinin barışçı demokratik çözümüne...

