Sanatçı ile Başbakan

Haberin Devamı

Televizyonda Hülya Avşar geçen hafta defalarca şu soruyu sordu: “Bir ülkenin başbakanı ve bir ülkenin sanatçısı şimdiye kadar hiç bir araya gelmiş miydi?”

Tam “haydaaa” denecek bir

soru.

Tayyip Bey ile Hülya Hanım’ın söyleşisi öncesinde Hülya Hanım bu soruyu sorup durdu.

Anlaşılan Hülya Hanım “sanatçı” olarak sadece kendisini görüyormuş. Bu ülkenin başbakanları ile sanatçıları çok bir araya gelmişlerdir. Dünyanın her tarafında başbakanlar ile sanatçılar bir araya gelir, belki de yüzlerce yıldır bir araya gelir.

Hülya Avşar’ın böyle bir durumdan haberdar olmayışının, kendi başına ilk kez gelen bir olayın dünyada da ilk kez gerçekleştiğini sanmasının gülünçlüğü bir yana, bu anonsu yazan televizyon çalışanlarının durumu da gerçekten çok üzücü.

Bir de buradaki “sanatçı” kelimesi üzerinde durmak gerekiyor.

***


“Sanatçı” kelimesi bütün dünya dillerinde var. Ama bu kelime bizdeki gibi “ne yaptığı belirsiz, kendinden menkul sanatçılar” için kullanılmaz, çünkü dünyanın hiçbir tarafında zanaatı belli olmayan sanatçı yoktur.

Müzisyen vardır, ses sanatçısı vardır, şarkıcı vardır; müzik aleti adlarının sonuna eklenmiş “ist” takısı ile, “-ci” “-cu” takıları ile kullandığı çalgı yani ne yaptığı belirlenmiş sanatçılar vardır; sinemayı oluşturan çeşitli dallarda faaliyet gösteren sinema sanatçıları vardır; oyuncu vardır, tiyatro oyuncusu vardır, yönetmen vardır, yazar vardır, romancı vardır, hikâyeci vardır, ressam vardır, heykeltıraş vardır, vardır oğlu vardır.

Tabii Hülya Hanım “bir başbakan ile bir sanatçının ilk kez bir araya geldiğini” söylerken bütün bunları sanatçıdan saymıyor olabilir.

Bu arada, Hülya Hanım’ın bizzat kendisinin “sanatçı” olarak hangi sanat dalında faaliyet gösterdiğini de bilmek gerekiyor. Benim bildiğim kadarıyla birçok sinema filminde oynadı ama akılda kalmış bir oyunculuk başarısı bulunmuyor; daha doğrusu bir sahne hariç, bulunmuyor. Galiba şarkıcılığı da denemişti, devam etmediğine göre bu dalda da başarılı olmamış.

Hülya Avşar belki kendisini sanatçı olarak görüyordur. Ama gerçekte Hülya Avşar “şov-eğlence dünyası”nın bir figürüdür ve tabii ki iyi ve güzel bir figürüdür, işinde de çok başarılıdır.

***


Burada maksadımız asla Hülya Avşar’ı kırmak ya da yaptığı işi küçümsemek değil ama yaptığı işin aslında “sanat” kavramının içinde yer almadığını belirtmek ve bu “sanatçı” kelimesini bol keseden ve her güzel hanım için kullanmaktan vazgeçmemiz gerektiğine dikkat çekmektir.

Hülya Avşar bir de “bir araya gelirlerse ne konuşabilirler” diye soruyordu.

Gerçekten ne konuşabilirler? Cannes’da ödül alan Nuri Bilge Ceylan’ın filmlerini... Okudukları son romanı... Filanca sergiyi mutlaka görmelisiniz, gibi karşılıklı tavsiyeler... Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde mutlaka gidilmesi gereken konserler...

Sonradan öğrendik, “bir başbakan ile bir sanatçı bir araya geldikleri”nde bunların hiçbirini konuşmamışlar.


DİĞER YENİ YAZILAR