DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın dün söylediklerini herkes ciddiyetle dikkate almalıdır. Şöyle dedi Ağar: "Türkiye kritik eşik içindedir. Hükümet terörle mücadeleyi vatandaşa ihale edemez. Terörle mücadelenin adresi devletin meşru güvenlik güçleridir. Bugün çeşitli illerde olan bu tür olayların yarın Türkiye çapına sıçraması ihtimalinden büyük rahatsızlığımız var. Bütün milletimize engin bir sağduyu, soğukkanlılık, olaylar karşısında sükûnet tavsiye ediyoruz."
Ağar'ın "Hükümet terörle mücadeleyi vatandaşa ihale edemez" sözü biraz "ağır" ve fazla siyasi niteliktedir. Bu cümleyle kastı, güvenlik güçlerin etkili kullanılmadığı şeklinde bir iddiaya dayanıyorsa, bu da oldukça tartışmalıdır.
* Ancak bunun dışında Ağar'ın dikkat çektiği, artık her gün örnekleri tekrarlanan durum, bir çığ gibi büyüme ihtimaline ulaşmıştır. Tehlike, örneğin vatandaşların önceki günkü gösterilere karşı "aktif" tepki göstermelerinin ötesinde, başka alanlarda da uç veriyor. Çok basit olaylar bile büyük linç girişimlerine dönüşebiliyor.
Geçtiğimiz haftalarda bir ilçede yaşanan otopark tartışması bile "Yaşasın PKK" dediler söylentisiyle linç girişimine dönüştürülmek istenmişti. Beşiktaş-Diyarbakırspor maçında Beşiktaşlı taraftarın sürekli olarak "PKK dışarı" diye bağırmasının da hoşgörülebilir bir yanı yoktur. Herhalde bu konuda yetkili olan kurumlar da gereğini yapacaklardır.
Tehlike iyi anlatılmalı
Bugün Türkiye'de, Kürt kökenli vatandaşlarımız sadece güneydoğudaki illerde değil, ülkenin hemen hemen tümünde yaşıyor. İş ve aş peşinde her yere dağılmış durumdalar.
Terör olaylarındaki son tırmanış, Abdullah Öcalan'a destek gösterileri gibi eylemlerle birleşince bir toplumsal tepkinin oluşması kaçınılmazdır. Ancak tehlike, bu tepkinin "aktif" ve şiddete yönelik bir nitelik almasıdır.
Bu tehlikeli gidişin önlenmesi için yine yetkili kurumların ve güvenlik güçlerinin yöneticilerinin çok açık ve caydırıcı tavır alması gerekiyor.
* "Sabrımızı taşırdılar" sistemiyle toplumu oluşturan unsurları bir arada tutmak hiçbir ülkede mümkün değildir. Ve böyle bir mantıkla büyük bir çığı toplumun üzerine göndermenin de bağışlanır bir yanı yoktur.
* Terörle mücadeleyi güvenlik güçleri ve yetkili kurumlar yapacak, vatandaş da onları "yüreğiyle" destekleyecektir. Aksine eğilimler, Türkiye'yi gerçekten parçalamak isteyenlerin beklediği ortamı kışkırtmaktan başka bir sonuç veremez.
Bunun da bütün vatandaşlara iyi anlatılması gerekir.
Sağduyu
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın dün söylediklerini herkes ciddiyetle dikkate almalıdır
Haberin Devamı

