Bazı AKP'liler Türkiye'de en son ihtiyaç olan şeyin "tabana gösteri" ya da "siyasi şov" olduğunu hâlâ anlamıyorlar. Kendi tabanına dönük gösterilerin dönüp dolaşıp hem Türkiye'ye hem partiye hem de o "tabana" zarar verdiğini bilmiyorlar. Bilmedikleri için de son olarak "Diyanet kadroları" oyununu sahnelediler. Arkadan gelen gerekçede, halen birçok camide özellikle küçük birimlerde din elemanı atanmamış olması dolayısıyla radikal tarikatların etkinlik kurabildiği anlatılmaya çalışılıyor. Ama buna karşılık bakıyorsunuz ki, Diyanet İşleri kendi elindeki kadro imkânlarını bile kullanmış değildir.
Acil ihtiyaç hangisi?
Diyanet'e 15 bin yeni kadro denildiği anda AKP'ye ilişkin kuşkular yine ayaklandırılmaktadır. Bunun ardında partiye yakın ya da partinin "doğal militanı" kabul edilen 15 bin imam-hatiplinin devlet memurluğuna alınması ve büyük bir kadrolaşma operasyonu yapılmasından kuşkulananlara AKP'nin kızacak hali yoktur. Türkiye'nin uymak ve sonuna kadar götürmek zorunda olduğu IMF programı içinde kamu görevlileri sayısında ciddi indirimler yapılması, bütün verimsiz şişkinliklerin giderilmesi bulunmaktadır. Çünkü bu programa uygun olarak yapılan bütçede bu kadrolara maaş verilmesini sağlayacak para da yoktur. Bunun ötesinde Türkiye'deki büyük sıkıntı noktalarına bakıldığı zaman, nitelikli kamu görevlisi açıklarına bakıldığı zaman, herhalde Diyanet İşleri'nin 15 bin kadrosu oldukça aşağı sıralarda yer alır. Türk milli eğitiminde halen büyük bir öğretmen açığı vardır ve bu açık bir türlü giderilememektedir. Aynı şekilde, halen kamu hizmetinin içinde bulunan sağlık alanında da büyük açıklar vardır. Bu açıkların kapatılmasını sağlayacak yatırımları yapamayan, yeni kadrolar için kaynak yaratamayan devletin 15 bin yeni din personelini işe almasını açıklayacak makam zor bulunur.
AKP'nin "iç sorunu"
Hükümet şu anda Avrupa Birliği uyum paketleri çerçevesinde ağır ve önemli görevlerle karşı karşıyadır. Ve bu görevleri yerine getirirken geniş bir kamuoyu desteğiyle hareket etmesi, Türkiye'nin bundan sonra hızlı bir modernleşme sürecine olabildiğince az sancıyla geçebilmesi için şarttır. Böyle bir ortamda, AKP'li bazı aklıevvellerin Diyanet'e 15 bin yeni kadro operasyonuyla yaptıkları siyasi şov hem AKP hükümetini her bakımdan zorda bırakır hem de Türkiye'yi yine kısır tartışmalar içine sokar. AKP'liler kendilerinden fazla kuşkulanan kesimlere kızmadan önce kendi içlerindeki "zararlı" unsurlara da hakim olmakla yükümlüdürler. Bu zararlı unsurlara hakim olabildikleri ölçüde kendilerine yönelik kuşkuların bir bölümünün gerçekte dayanağı olmadığını da gösterebilirler. Eğer öyleyse ve bunu istiyorlarsa.
Sadece imam mı?
Bazı AKP'liler Türkiye'de en son ihtiyaç olan şeyin "tabana gösteri" ya da "siyasi şov" olduğunu hâlâ anlamıyorlar
Haberin Devamı

