Sabıkalıya ceza

Turistlere en vahşice saldırıların yaşandığı Alanya'da bir süre önce belediye "sabıkalılara iş yeri açtırmama" kararı almıştı. Başka belediyelerin de Alanya örneğini izleyecekleri anlaşılıyor

Haberin Devamı

Turistlere en vahşice saldırıların yaşandığı Alanya'da bir süre önce belediye "sabıkalılara iş yeri açtırmama" kararı almıştı. Başka belediyelerin de Alanya örneğini izleyecekleri anlaşılıyor.

Alanya'deki saldırıların faillerinin "esnaf" olması Alanya'da esnafı rahatsız etmiş, belediye bu kararı bunun üzerine almıştı.

* Böylesi kararlar ancak "toplu linç" güdülerinin bir ürünü olabilir. Alanya'da turistlere yönelik vahşet olaylarının yaşanması tabii ki sadece esnafı ya da sadece Alanyalılar'ı rahatsız etmez, bütün vatandaşları, hepimizi rahatsız eder.

Ancak hukukun bazı temel ilkeleri vardır ve bunları çiğnemek yerel yönetimlerin haddi değildir.

* Suç ne olursa olsun, cezasını mahkeme verir ve cezanın çekilme şartlarını da yasalar belirler. İster seçilmiş ister seçilmemiş olsun hiç kimsenin, cezasını çekmiş insanlara ek ceza verme hakkı yoktur.

Tam tersine; çağdaş hukukun temel ilkelerinden biri, suçu ne olursa olsun her insanın, her sabıkalının tekrar topluma kazandırılmasıdır. Yerel yönetimlerin olsa olsa bu ilkenin hayata geçirilmesine katkıları olabilir. Bunlar, sabıkalı kişilerin tekrar iş güç sahibi insanlar olarak toplum içinde yerlerine almaları için alınacak önlemler, verilecek desteklerdir.

Bu yanlıştan dönülsün
Kamu yöneticileri, ki yerel yöneticiler seçilmişlerdir ama kamu yöneticisidirler, bu tür kararlar alırlarsa bunun adı "keyfi" yönetim olur. Biri çıkar sakalı olanlara iş yeri ruhsatı vermez, bir başkası çıkar, kısa boylulara iş yeri ruhsatı vermez.

* Bu tür kararlar alınmış olan il ve ilçelerde bulunan hukukçuların, baro ve baro temsilcilerinin de duruma müdahale etmeleri beklenirdi. Ancak haberlere yansıdığı kadarıyla böyle bir girişim yok.

* Kamu yönetiminde herhangi bir zaaf yaşanıyorsa, birileri kendilerini başkalarının yerine koymaya kalkar. Söz konusu belediyeler de kendi açılarından bir boşluğu doldurmaya kalkışarak hukuki ve vicdani yetkilerini aşmışlardır.

Bazı turistik bölgelerde, yabancı turistlere yönelik saldırılar dikkati çekecek boyutlara ulaşmışsa, bunun tedbirlerini alacak olan emniyet güçleridir, suçun küçüğü ile büyüğünü ayırt etmeden işleyen adalet sistemidir. "Küçük" gibi görünen taciz olaylarına göz yummayan bir yargı sistemiyle toplumsal vicdanın gerektiği gibi oluşması sağlanabilir.

* Hangi Bakan uyaracaksa uyarsın da bu belediye yöneticileri yaptıkları ciddi yanlıştan dönsünler.

DİĞER YENİ YAZILAR