Rüyasızlar diyarı

Haberin Devamı

İlk kez kuvvetli bir şekilde Martin Luther King söylemişti “Bir rüyam var” diye. Sonra bu söz çok tekrarlandı.

Toplumlar ve insanlar bir rüyası olanlara çoktandır dikkat ediyor. O rüyaların bazısı gerçekleşir gibi oluyor, ama hemen birileri çıkıyor, rüyanın, rüyayla birlikte de insanların umutlarının içine ediyor.

Bazı rüyalar küçük küçük gerçekleşiyor, rüya sahibinin bile ummadığı zamanlarda birdenbire ortaya çıkıyor. Bazen de sadece çıkar gibi oluyor.

***

Rüyasızlar diyarındaysa; daha doğrusu bir köyün sınırları içine hapsedilmiş olanların, oradan dışarıya çıkamayanların diyarındaysa, egemenlik “küçük rüya” larındır.

Küçük rüyaların peşinde yuvarlanıp gidenler, mekânlar biraz değişince, alanlar büyüyünce, insanlar çoğalınca, görüntüleri birbirine karıştırır. Rüya var mı yok mu, anlaşılamaz.

Birileri çıkıp köyün sınırının dışına taşan bir rüyadan söz edince de, küçük rüyalarla yetinmeye alışmış olanlar korkmaya başlar.

Korkularını bazen rüya görenlerin kafalarına vurarak gösterirler. Kafalara vururken de büyük rüyalar görmenin kötülük getireceğine olan “yıkılmaz” inançlarına çeşitli isimler takarlar.

Rüyasızlar diyarında yaşayıp da köy sınırlarını aşan rüyaları olanlarsa biraz çekingen olur. “Bir rüyam var” diye ortaya atlayınca içlerindeki korkuyu gözlerine öfke olarak taşımış ruhların saldıracağından çekinirler.

Ama insanlar rüyası olanlara dikkat ediyor. Her “rüyam var” diyenin peşine takılmıyor, takılmasa bile rüyasını anlatmasını bekliyor.

***

İnsan topluluklarını ileriye götürenler sadece rüya sahipleridir; kâbusların değil, kin ve nefretten arınmış rüyaların sahipleridir.

Kâbuslarda takılıp kalanların, köy sınırı içinde korku rüyaları görenlerin bütün korkutma çabalarına rağmen insanların rüyalara hassasiyeti devam ediyor.

Rüyasızlar diyarında, “bir rüyam var” diye ortaya çıkan o kadar az oluyor ki insanlar rüyasız bir dünyada yuvarlanıp gitmeye alışıyor.

Rüyasızlar diyarında bir süredir yeni rüyalardan söz ediliyor. Ve her zamanki gibi kâbusla uyuyup kâbusla uyananlar, kâbusla yaşayanlar, köy sınırı dışına taşan rüyalardan korkanlar yine ayaklandı.

Bu rüyalar çok güçlü rüyalar değil henüz ama başka güçlü rüyaların yolunu açacak, insanlara tekrar “neden olmasın” dedirteceklerdir.

DİĞER YENİ YAZILAR