Ruh kararması

Haberin Devamı

On dört yıl geriden başlayalım: Marjinal bir siyasi partide, geleceğe dair fazla bir hayal kurma şansın bile yokken, akılları burunlarının ucundan ileri gidemeyenler sayesinde ülkenin en büyük şehrinin başına gelmişsin.

Coşmuşsun, mesajı sivri sayılan bir şiir okumuşsun, hapse girmişsin. Ama hapiste unutulmamışsın yalnız yakınların değil, ülkede demokrasi isteyenler de seni yalnız bırakmamış, hapisten çıktığında siyasete devam edebilmek için tahminlerinin çok ötesinde bir destek görmüşsün.

Başbakan olmanı muhalefet partisi de desteklemiş, partinin lideri konumunda olduğun için herkes başbakanlığın senin hakkın olduğunu düşünmüş, kimse yolunu kesmeye kalkmamış.

Başbakan olmadan önce başlatılmış ekonomi politikalarının başarısı bile senin hanene yazılmış. Dünyanın en önemli liderleriyle, devlet başkanlarıyla, başbakanlarıyla yakın ilişkiler kurmuşsun.

Ülke içinde partinin ve kendinin siyasi köklerini aşan bir destek sağlamışsın. Karşına kimsenin çıkamadığı bir rakipsizlik ortamında yaşamışsın.

Cumhurbaşkanı seçimi kavgasını, yine partinin dışındaki geniş kesimlerin desteğiyle kazanmışsın. Halk desteğini daha da artırmışsın.

Sandıkta devrilme ihtimalleri çok uzak baharlara kalmışken başka yollarla devirmek isteyenleri de yargı önüne çıkarmayı başarmışsın.

Bu arada siyaseti bırakacak olursan ailen için rahat yaşam koşullarını güvence altına alan altyapıyı da sağlamışsın...

***


Önümüzdeki yerel seçimleri açık ara kazanacaksın. Gelecek genel seçimlere kadar karşına ciddi bir siyasi engel çıkması ihtimali de henüz ufukta görünmüyor. Muhalefet partileri iktidar talebinden çoktan vazgeçmiş.

Peki ne oldu da böyle bir ruh kararmasına uğradın?

Yapmak isteyip başaramadığın bir tek türban serbestliği var. Onun da nedeni kendi yanlış taktiklerin.

Avrupa Birliği hedeflerini istediğin zaman hatırlıyor istediğin zaman unutuyorsun. Medyanın en az yarısı her sabah seni “büyüksün” diye uyandırıyor.

Dünyanın en rahat siyasi lideri olmanı sağlayacak her şeye sahipsin. Hiçbir demokratik ülkede hiçbir lider senin sahip olduğun rahatlığa sahip değil.

Ne oldu da birden ruhunu kararmaya bıraktın?

Deniz Feneri imiş, yok başbakan mı denmiş başbakanlık mı denmiş... Bunlar bu rahat koşullardaki bir liderin ruhunun kararması, iftar yemeklerinde ağzını bozması için gerekçe olamaz.

Ruh kararması kolay tedavi edilir bir hastalık değildir. Ruhunun neden karardığını sadece ruhu kararan bilebilir. Ama ruhunun karardığının farkına varmazsa kararma devam eder. Nereye kadar? Onu da ruhu kararan bilir.

DİĞER YENİ YAZILAR