Radyo Televizyon Üst Kurulu'nün dokuz üyesi dün Meclis tarafından seçildi. Bu üyelerin 6'sı AKP'nin, 3'ü de CHP'nin gösterdiği adaylar arasından belirlendi.
RTÜK yani Radyo Televizyon Üst Kurulu, Türkiye'deki bütün radyo ve televizyon yayıncılığını denetlemek, ilkelere uyulmasını sağlamak ve tabii ki yayın sektörünün daha da gelişmesi için çalışmakla yükümlü.
Bu kurulun tek görevi takip ve cezalandırma değildir, her günü neredeyse çalıştıkları süre kadar televizyon başında geçiren Türk halkına daha nitelikli, daha çeşitli "hizmet verilmesini" sağlamaktır.
AKP ve CHP'nin gösterdiği adaylara ve seçilmiş olan isimlere bakıldığında, görev yapacakları alanda, medya alanında büyük deneyim sahibi ve önemli sorumluluk taşımış kişiler olmayışlarının ortak noktalan olduğu görülüyor. Kuşkusuz her birinin gazetecilik alanında belli bir deneyimi vardır ve elbette bu meslektaşlara! meslekteki çalışmalarını hafife almamak gerekir.
Ancak Türkiye'nin radyo televizyon düzenini daha ileriye götürecek, bu alanı bugünkü sıkıntılarından kurtaracak heyet bu mu olmalıdır, sorusunun cevabı da belli.
AKP'nin seçtikleri AKP'ye yakın yayın organlarından geliyor, CHP de kendine yakın isimleri seçmiştir.
Bunun ne anlama geldiği ortada...
Geriye doğru bir adım daha
Ankara'da hiç kimse, yani iktidar ve muhalefet partileri RTÜK gibi önemli bir bağımsız kurulun görevini en başarılı şekilde yapması konusunda bir kaygıya ve sorumluluğa sahip değil anlaşılan.
Onlar için önemli olan, bu kurulun üyelerinin kendi görüşlerine ve partilerine yakın olmaları. Ankara yine eskimiş ve köhne mantığına uygun bir paylaşıma gitmeyi tercih etti. RTÜK'ün bu alanda büyük deneyimi olan ve yetkilerini kullanabilecek bir heyet olması istenmiyor, istenen, "partiye ve hükümete bağlılık"tır. Bu, yeni RTÜK üyelerinin öyle davranacakları anlamına gelmez, ancak onlardan istenen ve istenecek olan budur.
Bağımsız kurullar ve kurumlar, siyasetin önemli alanlarda günlük müdahalelere girişmesini önlemek için getirilmiş bir sistemdir. Ama bu sistem öncelikle siyasilerin küçük iktidar alanlarını daralttığı için fiili durum yine eski haline, siyasetin ve iktidarın her işin içinde olması haline döndü.
RTÜK kanunu değişikliği ve dün yapılan seçim Ankara'daki siyasi iktidar sahiplerinin, muhalefet de dahil, bu kurumlara bakışını gösterdi. Onların istedikleri, kendilerine bağlı, sözlerinden çıkmayacak memurlar.
Bağımsız kurumlar ve kurullar sistemi böylece bir kez daha siyasi iktidar lehine geriletilmiş oldu.
RTÜK örneği
Radyo Televizyon Üst Kurulu'nün dokuz üyesi dün Meclis tarafından seçildi. Bu üyelerin 6'sı AKP'nin, 3'ü de CHP'nin gösterdiği adaylar arasından belirlendi
Haberin Devamı

