Rezillik

Haberin Devamı

Gizli dinlemeler ve havada uçuşan belgelerle Ankara topyekûn savaşa devam ediyor. Her gün yapılan açıklamalar, savcılara ulaşan belgelerin kaynaklarına göre yayın organlarına verilmesi şu anda savaşın esas araçları.

***


* Gizli dinlemeyle ilgili çok açık yasa hükümleri var. Ama öyle anlaşılıyor ki, yargının kendisi bile bu açık hükümlere özen göstermiyor. “Dinlenecek olan kim?” Yargı için asıl mesele bu sorunun cevabı. O duruma gelinmiş! Çünkü kararlar “taraf” anlayışına göre alınıyor.

* Yargıçlar yargıçların dinlenmesi için imza atıyor, buna büyük tepki gösterenler ülkenin başbakanının dinlenmiş olması konusunda herhangi bir tepki vermiyor. Başbakan’ın dinlenmiş olmasına tepki gösterenler de diğerlerinin dinlenmiş olmasını doğal karşılıyor.

* Başbakan’ın gizli dinlemelerini yayınlayanlar tutuklanıyor, Ergenekon sanıklarının hatta sanık bile olmamış kişilerin, hatta kimilerinin özel hayatıyla ilgili konuşmalarını yayınlayanlar herhangi bir takibe uğramıyor.

* Ergenekon sanıklarında ele geçirilen kayıtları sağlayan gizli dinlemelerinin kim tarafından yapıldığı sorusunun cevabı da verilmiyor.

* Genelkurmay’ın içinde olduğu öne sürülen bir kaynağın savcılara ilettiği her şey sürekli olarak medyanın bir kesimine “servis” ediliyor. Bu belgeler hiçbir süzgeçten geçirilmeden yayınlanıyor. İddia sahibinin söylediği gerçek olarak kabul ediliyor.

* Genelkurmay Başkanı’nın kendi kadrosunda bulunan kişiler tarafından dinlendiği ortaya çıkıyor ve o Genelkurmay Başkanı bu konuyu yargıya götürmüyor.

* Genelkurmay’dan 3 bin belgenin çıkarılıp savcılara iletildiği haberlerinin ardından ilgili makamlardan herhangi bir açıklama gelmiyor...

***


Ankara’da üst düzey kamu görevlilerinin ikiye ayrıldığı ve bunların birbirleriyle kıyasıya savaştığı, bu gizli dinleme rezaletlerinden, ortada dolaşan belgelerden anlaşılıyor.

Ama bu rezaletin bir başka toplumsal boyutu da var. Birçok kesim her türlü yasa dışı faaliyetin sona ermesini istemek bir yana, “bizim taraf haklıdır, bunlarla mücadele etmek için her yol mübahtır” diye düşünüyor.

Ankara’daki çöküntü, toplumda yarattığı hastalıklarla verdiği zararı katlıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR