Resmi tarih, futbol ve bir cinayetin perde arkası

Haberin Devamı

Tarih beyaz da siyah da değildir, tarih gridir

Eğitimin daha ilk adımlarından itibaren tarihimiz “şanlı geçmiş” sayfalarıyla kafamıza çakılmaya başlar. Buna öylesine alışırız ki “biz”in yani babalarımızın, atalarımızın asla yanlış yapmış olamayacağına dair inancımız sürekli olarak pekişir.
Tarih, hiçbir ulusun tarihi siyah ya da beyaz değildir.
Ama demokrasinin bulunmadığı hallerde iktidarı elinde tutanlar, tarihi kendilerine göre yazarlar. Yazdırana göre bazen bir dönemin kahramanları hain, o dönemin hainleri kahraman olabilir.
Cumhuriyetimizin tek parti döneminde “resmi tarih” yöntemi çok sıkı şekilde kullanılmıştır. Resmi tarihte tarihi yazanların, yazdıranların yanlışı, eksiği olmaz, onların her yaptığı, her dediği doğrudur.
Cemil Koçak “Geçmişiniz İtinayla Temizlenir” kitabında cumhuriyetin ilk dönemindeki “resmi tarih”i ele alıyor.
Amaç bir “ulus devlet” kurmaktır, bu yolda kafa karışıklığı yaratmanın da bir anlamı yoktur. Dönemin zorlukları dikkate alındığında bu durum hoş görülebilir, anlayışla da karşılanabilir, ama tarihçinin görevi doğruları ortaya çıkarmaktır.
Cemil Koçak, imparatorluk kalıntılarından ulus-devlet yaratmak isteyen kadronun “resmi tarih” faaliyetini oldukça ayrıntılı olarak ele alıyor.
Tarihçi anlatır, okuyanlar kendine göre hüküm verir ya da vermez. Cemil Koçak görevini yapıyor, okuyucu da kendisine göre sonuçlara ulaşacaktır.


Cinayet romanı değil

Halide Edip Adıvar, İmparatorluğun son döneminde adını duyurdu. Dönemin “ilerici aydını” olarak cumhuriyeti hazırlayan fikirlerin içinde yer aldı.
Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in yanındaydı.
“Vurun Kahpeye”, “Ateşten Gömlek”, “Türk’ün Ateşle İmtihanı” gibi kitapları o günlerin mücadelesini yansıtan eserleriydi.
“Yolpalas Cinayeti”, Halide Edip’in yaygın olarak bilinen romanlarından değildir, ama o dönemin toplum manzaralarından farklı bir kesit verir.
Roman, adında “cinayet” sözcüğü olmasına rağmen “cinai” ya da “polisiye”de değildir, bir cinayet çevresindeki insan hallerini sade bir üslupla anlatır.
Halide Edip, kimilerine göre “resmi tarihçi” kimliğiyle öne çıktığı için “seçkin edebiyat” içinde görülmemiştir, ama “Yolpalas Cinayeti”ni okuyanlar iyi bir yazarla karşılaşacaklardır.
Halide Edip’in, cumhuriyetin ilk aydınlanmacı kuşağının önemli bir kişisi olarak Batı edebiyatının ülkede tanıtılması için de çalışmış olduğunu hatırlatalım.


Futbol güzeldir

Ben, farklı takımları tutan arkadaşların yan yana maç izledikleri kuşaktan geliyorum. Fenerbahçe ya da Dolmabahçe statlarında onlarca Fenerbahçe-Galatasaray maçını, Galatasaraylı arkadaşlarımla birlikte izledik. O zamanlar bu maçlara “derbi” denilmiyordu, ama “ezeli rekabet” sözü hep vardı.
“Savaş” ortamına dönüşmüş bugünkü futbol dünyasını bizim anlamamız kolay değil.
Şov dünyasının en büyük iş kollarından biri olan futbolda eski “naif” liklerden hiçbiri kalmadı.
Murat Erdin’in “Yer Fener Gök Cimbom” kitabı bu “ezeli rekabet”in 100 yılını anlatıyor. Futbolu biraz da bilerek izlemek isteyenler kadar, eski günleri ananlar da bu kitabı sevecektir.
Futbol bir daha o bizim bildiğimiz futbol olmayacak, ama bu kitap biraz da o eski dünyayı hatırlattığı, o günlerin kahramanlarını anmamızı sağladığı için benim çok ilgimi çekti.

DİĞER YENİ YAZILAR