İlgisizliğin boyutunu duvarları kaplayan AKP imzalı afişler gösteriyor. Kocaman harflerle “21 Ekim’de referanduma evet” yazıyor.
Türkçede bunun anlamı şudur: 21 Ekim’de referandum yapılmasını destekliyorum, evet diyorum...
Ama bu afişi basıp asanlar aslında “21 Ekim’de referandumda evet” demek istiyor.
Halkı, yarın sandığa gidip evet oyu kullanmaya çağırmak istiyorlar.
Ama bir tek “d” harfinin anlamı bütünüyle değiştireceği akıllarına gelmemiş.
Belki de “referandum zaten yabancı bir kelime ve okunması zor” diye düşünüp, “....dumda” diye biterse daha da zor okunur fikriyle “d” harfini buharlaştırmışlardır...
Hangisi olursa olsun, bu referandumdan AKP de pek bir şey beklemiyor. Beklemediği için de halka neyi oylayacağı anlatılmadı. Anlatılır gibi yapıldı; tam deyimiyle, yasak savıldı.
Türkiye uzun bir süreden sonra yeni ve çağdaş bir anayasaya sahip olmak için çalışıyor. Bu çalışma tarzının iktidara ait kısmıyla ilgili eleştiriler, kuşkular olmasına rağmen bu çok önemli bir projedir.
Yarın referandumda oylanacak olan konular da yeni anayasada büyük olasılıkla aynen yer alacak ve bir kez daha halkın önüne gidecektir.
O nedenle bu ara-referandum bir önem taşımayacaktır.
Ama AKP, hükümet ve Çankaya Köşkü, “yeni anayasa çıkmayabilir, o yüzden hiç olmazsa bu birkaç meseleyi düzeltmiş olalım” diye düşündülerse vahim bir yanlış içindedirler.
Yeni ve çağdaş bir anayasa Türk toplumunun ileriye gidişinin çok önemli aşamalarından biridir. Ve bu konuda AKP ilk ciddi adımı atmıştır. Eğer bu adımı tamamına erdiremez ve tartışmaların altında ezilip konuyu rafa kaldırırsa gerçek bir “yenilgi” almış olur.
Böyle bir projeyi ortaya atmış, ama başaramamış herhangi bir siyasi partinin bir ülke yönetmesi mümkün değildir.
AKP tarafı bile yarın yüzde 50 dolayında bir katılım bekliyor. Bunun sağlanması için de AKP örgütünün olağanüstü çalışması gerekiyor. Eğer katılım yüzde 30 dolayında kalırsa, sonuç ne olursa olsun, isterse yüzde 90 evet çıksın yine kısır bir siyasi tartışma başlayacaktır. Referandum için ısrar edenler de o zaman “biz bunu niye istedik” diye düşünecek, boşuna başarısızlığa gerekçe üretmeye çalışacaklardır.
Son olarak, bizim oyumuzu soranlara cevap: Sandığa gideceğiz ve zarfın içine hem evet hem de hayır pusulası koyacağız. “Evet” anayasa değişikliği içeriği içindir, “hayır” ise AKP’nin bu konudaki siyasi başarısızlığının altını çizmek için.

