Recep Bey ile memur Kemal

Haberin Devamı

Erdoğan ile Baykal arasında hemen herkesi bıktıran bir laf oturtma yarışı her salı günü başlar, hafta sonuna kadar devam eder, kısa bir aradan sonra tekrar başlardı.

Bu laf oturtmaları liderlerin alkışlayıcıları pek sever ya da sever gibi görünür, hemen ellerini avuçlarını harekete geçirirler. “Laf oturtmada” herhangi bir zekâ emaresi olup olmadığına da bakmazlar, ama lafı gelişinden anlar, anında alkışı patlatırlar.

Erdoğan ile Baykal arasındaki bu bıktırıcı oyun bir süredir meydanlarda, bu kez Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında oynanmaya başladı.

Kılıçdaroğlu seçildiği kurultaydaki konuşmasında “Recep Bey” demiş ve alkış almıştı.

Recep, Tayyip Erdoğan’ın ikinci ismi; günlük deyişle “göbek adı” ve bir kişiye ikinci adıyla hitap etmenin neresinin zekice ya da gülünç olduğunu anlamak kolay değil. Ama kurultayda, Baykal’dan kurtulmanın sevinciyle her şeyi alkışlamaya hazır CHP’lilerden aldığı alkışın gazıyla Kılıçdaroğlu “Recep Bey” demeye devam ediyor.

***


Tayyip Bey de, Kılıçdaroğlu’nun ikinci ismi olmadığı için ona “memur Kemal” diye hitap etmeye başladı. Tıpkı “Recep Bey” gibi “memur Kemal” hitabının da bir zekâ ürünü olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Üstelik burada bir de “memur” aşağılaması ortaya çıkıyor. Herhalde Erdoğan “memur” sözcüğünü rakibini övmek için kullanmıyor.

Peki, Kılıçdaroğlu da çıkıp “bisküvici Recep” derse daha mı zekice bir laf oturtmuş olacak?

***


Bizde siyasi liderlerin hâlâ kurtulamadığı hastalık, yakın çevre şakşakçılarının “beyefendi, dersini harika verdiniz” yağcılığına kanmalarıdır.

Bu yakın çevre böyle konuşur, onun ardındaki ikinci çevre alkışı patlatır, lider de böylece büyük bir zekâ örneği sergilemiş olduğuna inanır.

***


Siyasilerimiz “Recep Bey”, “memur Kemal” gibi laf oturtmalarını bıraktıkları takdirde, inanabilirler ki yakın çevreleri ve partizanları dışındakilerden daha çok olumlu tepki alacaklardır. Laf oturtmaların siyasi tartışmaların düzeyini düşürdüğünü, boşa çene yormak olduğunu büyük çoğunluk biliyor. Artık siyasiler de öyle olduğunu görüp bunları terk etmelidir.

Üslup değişikliğini ilk yapan, hiç merak etmesin; en büyük olumlu tepkiyi alacaktır. Geride kalana da notunu yine halk verecektir.

Recep Bey ile memur Kemal birbirlerine miting meydanlarında “Tayyip Bey” ve Kemal Bey” diye seslenmeyi öğrendiklerinde aşağıdaki hava da çok farklı olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR