Ekonomiyle ilgili herkes iki şekilde konuşuyor. Birinci konuşma biçimi hükümet ve hükümete yakın çevrelere ait. Bunlara göre her şey acayip hızlı bir şekilde iyiye gitmektedir.
İkincisi ise "inşallah iyi olacak, iyi yoldayız" üslubudur. Bu üslubun arkasında daha çok "Aman iyi diyelim de Ankara'dakiler bir şey yapıp yeni krizler yaratmasınlar" duygusu ve düşüncesi bulunmaktadır.
İkinciler konuştukça, birinciler yani Hükümet ve yakınları aşka gelmekte, ekonominin ne kadar iyiye gittiğini sürekli olarak ballandıra ballandıra anlatmaktadırlar.
İçeriye dönük, Türk vatandaşlarına yönelik bir propaganda hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bu propagandanın bir yanında IMF gibi bazı kuruluşların yetkililerinin olumlu konuşmaları da yer almaktadır.
Bir başka övünme rakamı da ihracattaki artıştır. İhracattaki artış rakamları her gün tekrarlanırken ithalattaki artış rakamlarına tek tük değinilmektedir.
Hayatın gerçekleri...
Son terör eylemleri dolayısıyla Türk turizminin hiç kaybı olmayacağı ya da çok az olacağı sürekli olarak yine içeriye doğru tekrarlanmakta, ama rezervasyon iptalleri konu edilmemektedir.
Ekonominin iyiye gittiğine ilişkin propaganda yürümekte, ama diğer taraftan "hayatın gerçekleri" de var olmaya devam etmektedir.
* Piyasalarda gerçek anlamda bir canlanma yoktur.
Örnek: Sivas'ta bir market 20 milyon liralık (yazıyla yirmi milyon) alışveriş yapan müşterileri arasında kura çekip daire vereceğini ilan etmiş. Bunun anlamı çok açıktır: İnsanların büyük çoğunluğu 20 milyon liralık bile alışveriş yapmamaktadır. Neden acaba?
* İşsizliğin azalmasıyla ilgili olarak hiçbir ciddi gelişme yoktur, çünkü yatırım yoktur. Türkiye'de bulunan OECD Genel Sekreteri bile meseleye "Türk usulü" bakarak "Kayıt dışı ekonomi nedeniyle işsizliğin sanıldığı kadar büyük olmadığını" söylemiştir.
* Türkiye'nin beşte biri, onda biri kadar ülkelere her yıl 15-20 milyar dolarlık yabancı sermaye yatırımı yapılırken Türkiye'ye geçen yıl gelen yabancı sermaye yatırımı 300 milyon dolar bile değildir. Neden acaba?
Piyasalar canlanmıyor, halkın büyük çoğunluğu fukaralık düzeyinde yaşamaya devam ediyor.
Yatırım yapılmıyor, işsizlikle ilgili "resmi" rakamlar azalmıyor.
Kayıt dışı ekonomi aynı yaygınlığıyla yaşamaya devam ediyor.
Vergileri yine yakalanmış olanlar veriyor, orta sınıfın üzerindeki vergi yükü sürekli artıyor.
Yabancı sermaye gelmiyor, geleceğine ilişkin bir belirti de ufakta görülmüyor.
Bunlar hayatın gerçekleri olarak herkesin gözü önünde dururken, içeriye doğru propaganda da devam ediyor: Ekonomide sürekli iyiye gidiyoruz!
Propaganda yine içeriye
Ekonomiyle ilgili herkes iki şekilde konuşuyor. Birinci konuşma biçimi hükümet ve hükümete yakın çevrelere ait
Haberin Devamı

