Pozitif-negatif

Kurbağaların kalabalık olarak yaşadığı bir su kenarının yakınına insanlar uzun bir direk dikmişlerdi

Haberin Devamı

* Kurbağaların kalabalık olarak yaşadığı bir su kenarının yakınına insanlar uzun bir direk dikmişlerdi.

Hep aynı suda zıplayıp oynamaktan sıkılmış olan bazı kurbağalar ortaya bir fikir attılar. Öneri bir yarışma yapılması, insanların direğinin tepesine ulaşabilecek olan kurbağanın birçok armağan kazanmasıydı.

Bu fikir kurbağaların çok hoşuna gitti. Çevredeki diğer hayvanlar da bu yarışmayı duyup oraya geldiler. Bunların hemen hepsi aynı fikirdeydi: Yürüyemeyen, ancak zıplayarak ilerleyebilen kurbağaların dik bir direğe tırmanması imkânsızdı.

Kurbağaların çoğu işittikleri bu sözlere rağmen yarışa katılmaya karar verdiler. Tam yarış başlarken o ana kadar uzakta duran bir genç kurbağa da diğerlerinin arasına katıldı.

Kurbağalar çırpındıkça izleyiciler "yapamazsınız, mümkün değil, düşüp öleceksiniz" diye bağırıp duruyorlardı.

Bir süre sonra kurbağaların tümü, biri hariç tümü yarışmayı bıraktı. Yarışa son katılan genç kurbağa tırmanmaya devam ediyordu. Yavaş gidiyor, ama kararlı ilerliyordu. Sonunda insanların direğinin tepesine ulaştı.

Bu başarıyı mümkün görmeyen bütün hayvanlar ve yarıştan çekilmiş olan kurbağalar genç kurbağayı alkışladılar.

Şampiyon biraz sonra direkten indi, diğer hayvanların yanına yaklaştı. Herkes şampiyona bir şeyler söylüyordu ve o an durumu fark ettiler. Şampiyon kurbağa sağırdı, seyircilerin ve diğer kurbağaların söylediği olumsuz hiçbir şeyi duymamış, kendisini sadece yaptığı işe yoğunlaştırmıştı.

* Bir gezgin, pek bilmediği, az tanıdığı bir ülkede, hiç bilmediği bir kente yaklaşmıştı. Kent girişinin hemen dışında yaşlı bir adamın oturduğunu gördü, yanına yaklaştı, selamladı ve sordu: "Amca bu kentin insanları nasıldır?"

"Senin geldiğin kentin insanları nasıldır?" diye soruyla cevap verdi yaşlı adam.

Gezgin biraz düşündü ve fikrini söyledi: "Benim geldiğim kentin insanları bencildir, kabadır, misafir sevmez, yabancıları sevmez, birbirlerine iyilik yapmazlar..."

Yaşlı adam tekrar konuştu: "Bu kentin insanları da aynı senin geldiğin kentin insanları gibidir..."

Bu cevap üzerine gezgin kente girmekten vazgeçti ve yoluna devam etti.

Yaşlı adam da oturmaya devam etti. Az sonra başka bir yabancı gezgin yanına yaklaştı ve aynı soruyu sordu: "Amca bu kentin insanları nasıldır?"

Yaşlı adamın bu soruya cevabı aynıydı: "Senin geldiğin kentin insanları nasıldır?"

İkinci gezgin fazla düşünmeden cevap verdi: "Benim geldiğim kentin insanları kibardır, iyilikseverdir, misafir ağırlamayı severler, birbirleriyle sürekli dayanışma halindedirler..."

Yaşlı adamın ikinci cümlesi de aynıydı: "Bu kentin insanları da aynı senin geldiğin kentin insanları gibidir..."

İkinci gezgin bu cevap üzerine keyifli bir şekilde kente girdi.

DİĞER YENİ YAZILAR