Polisin yetkisi

Haberin Devamı

İçinden çıkılamayan konulardan biri, güvenlik güçlerinin, emniyet memurlarının görevlerini yaparken kullanacakları “yetki” meselesi...

Yasalarda birçok çağdaş değişikliğin gerçekleştirildiği bir süreç yaşadık. Bu sürece sürekli olarak “ama biz farklıyız, bizim şartlarımız farklı” gibi bir demagoji ile tepki gösterildi, karşı çıkıldı.

Ama neden farklı olduğumuzu, bizim güvenlik güçlerimizin de neden ileri ülkelerdeki güvenlik güçlerinin görev yaptığı koşullarda görev yapamayacağını açıklamak mümkün değil.

Zaten bu gerekçelerle karşı çıkanlar ne yazık ki ciddi bir aşağılık kompleksini tekrarlamış oluyor.

***

AKP hükümetine de uzun süre polisin yetkilerinin artırılması yönünde baskılar yapıldı. “Memur” kişiler zaman zaman çıkıp AB yasaları yüzünden görevlerini yapamadıklarını iddia etti. Hükümet bu baskılara uzun süre direndi, ancak terör olaylarının artması ve büyük şehirlerdeki asayiş sorunlarının fazla konuşulur olması dolayısıyla sonunda baskılara boyun eğdi ve fazla dikkat çekmeden “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu”nda bazı değişiklikler yaptı.

Örneğin birkaç sivil ya da resmi giysili kişi arabanızı durdurdu ve kimliğinizi istedi. Üzerlerinde üniforma varsa onlara kimlik sorma hakkınız yok, söyleneni yapacaksınız. Eğer kimlik soran ve polis olduklarını söyleyen kişilerden kimliklerini göstermelerini ister ve onlar göstermeden kimliğinizi göstermeyeceğinizi söylerseniz yeni kanuna göre “polise direnmek” suçundan gözaltına alınabilirsiniz.

Ve son değişikliklere göre bu uygulamayı yapan polis haklıdır. Polis yolda insanları durdurabilir, tavırlarından şüphelendiğini söyleyerek yere yatırıp üzerlerini arayabilir, üzerlerinden bir suç unsuru çıkmasa bile şüphesinin devam ettiğini belirterek ellerini kelepçeleyip emniyete götürebilir.

***

Bu örnekleri rastgele vermedik. Bunlar son haftalarda sık sık meydana gelen, şikâyet konusu olan olaylardan örnekler.

Polisin görevini yaparken vatandaşların haklarına azami saygıyı göstermesinin görevini yapmasına engel olduğu iddiası çağdaş bir toplumda insan hakları kavramının ne olduğunu anlamamış kimseler tarafından o kadar çok söyleniyor ki büyük bir çoğunluk da buna inandırılmış oluyor.

***

“Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu”ndaki son değişikliklerin hemen geriye alınması gerekiyor. Yoksa istenmeyen olaylar çoğalacak, yine haklı haksız suçlamalara uğrayacağız. Medeni olmaktan kimsenin zarar görmediğini, görmeyeceğini önce güvenlik sorumlularına anlatmak ve de iyi anlatmak şarttır. Sadece genel eğitim düzeyinden şikâyet ederek bu sorunun çözülmesi ya da uyumaya bırakılması gerçekten “ayıp” listesine giren bir zaafımızdır.

DİĞER YENİ YAZILAR