Haberin Devamı
Üç gündür kiminle konuştuysam, konu aynıydı. Birçoğu da yine aynı sorunun cevabını merak ediyordu. Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki gösterisi önceden planlanmış mıydı?
Planlı olduğunu düşünenler, toplantıyla ilgili ön görüşmenin sağlam yapılmamış olmasını ve Erdoğan’ın “ajitasyon” konuşmasıyla böyle bir gerilimi öngörmüş olduğunu savunuyordu.
Toplantıdan önce, Erdoğan’ın danışmanı ya da danışmanları ile düzenleyiciler arasındaki görüşmede her şeyin ayrıntılı olarak konuşulmadığı anlaşılıyor.
Erdoğan İsrail Cumhurbaşkanı ile aynı kürsüye çıkmayı kabul ettiğine, konuşmasını da siyasi olmayan, tribüne seslenen tarzda hazırladığına göre belli bir gerilimi öngörmüştü. Bu tür bir konuşmaya İsrail’in en tepesindeki kişinin cevap vermek zorunda olduğu da belliydi.
Erdoğan ve yakınları eğer gerçekten bu gösteriyi, ana hatlarıyla da olsa önceden düşünmüş ve hazırlanmışlarsa amaçlarına ulaşmış oldular.
Gazze saldırısıyla birlikte Erdoğan hem aşırı duygusal tepkilerle kendini ortaya attı, hem de Hamas’ı da içine alacak bir görüşme sürecinde arabulucu rolü oynamayı çok istediğini gösterdi.
Bu hesaptaki yanlış, sadece İsrail’in ve ABD’nin değil, Avrupa’nın hatta Arap devletlerinin de Hamas’a hiç de iyi gözle bakmadıklarını unutmasıydı.
Gazze ve genel olarak Filistin sorununa taraf olanlar ve dünya, şu anda Hamas’ı görüşmelere katmak niyetinde değil. Dolayısıyla Hamas’ı fazlaca kollayan üslubunda ısrar eden Erdoğan’ın gönlünde yatan arabulucu rolünü kapması da mümkün olmadı.
O zaman geriye Filistin için “kavga eden” Müslüman lider rolü kaldı. Erdoğan bu role de razı olmuş olmalı ki İsrail Devlet Başkanı’na dünyanın gözü önünde “sen” diye hitap ederek “öldürmeyi iyi bilirsiniz” dedi.
Bu gösterinin Müslüman dünyanın liderliği için yeterli olacağı ise fazlasıyla kuşkuludur.
Gazze’de Hamas’ın yeşil bayraklarının yanında Türk bayraklarının yer alması ve birkaç pankart, bu rolü kapmaya yetmez.
Ama yeteceği bir alan var, o da yerel seçim öncesi AKP’nin asıl tabanından Saadet Partisi’ne kaçabilecek olanların tekrar geri dönmesi, hatta Saadet’ten 1-2 puan daha çalınmasıdır.
Bu gösterinin getireceği bu kadardır, götüreceklerini ise zamanla göreceğiz, en başta da Erdoğan’ın kendisi görecek.

