Birkaç gündür gazetelerde bir "PKK planı" yer alıyor. Kuzey Irak Kürt liderleri ile Ankara arasında varılan bir anlaşmadan söz ediliyor.
Buna göre Kuzey Irak yönetimi PKK'nın bölgede silahlı varlığını engelleyecek, kaynaklarını kesecektir. Buna karşılık, PKK'nın üst düzey kadrosundan 300-400 kişilik bir grup bir Kuzey Avrupa ülkesine gönderilecektir.
Suç işlememiş olan PKK mensupları ise dağdan inecek ve onlar hakkında herhangi bir takip yapılmayacaktır.
Planın kaynağıyla ilgili net bir bilgi bulunmuyor. Ancak bunun bir süredir yapılan görüşmeler içinden çıkan bir fikir olduğu anlaşılıyor. Böyle bir plan Kuzey Irak'ı tam koruması altında tutan Amerikan yönetiminin de rahatlıkla destekleyeceği niteliktedir.
* Genelkurmay Başkanlığı, bu planla ilgili olarak herhangi bir bilgisi bulunmadığını açıklamıştır. Ancak şu da kesin ki bu, Kürt meselesi ve Kuzey Irak'taki Kürdistan ile ilişkilerin geleceğiyle yakından ilgili bir adım niteliği taşıyacak siyasi bir karar niteliğindedir.
* Bu planda Kuzey Irak Kürt yönetiminin girdiği taahhütler daha önemlidir. Eğer bir süre sonra bölge yeniden terorist örgütlenmeler için kullanılırsa bu ya da benzeri planların hiçbir anlamı kalmaz.
PKK üst yönetiminden 300-400 kişinin bir Kuzey Avrupa ülkesine gitmesi Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmez gibi görünmektedir. Ancak bu kadronun yaşayacağı ülkedeki faaliyetlerinin de her türlü terörist oluşumu ve eylemi destekler nitelikte olmaması gerekir.
Planın "suç işlememiş örgüt mensupları" ile ilgili bölümü daha kolay uygulanır niteliktedir. Bunun da gerçekleşmesi için bu kişilerin tekrar herhangi bir örgütsel faaliyet içine girmemeleri gerekir.
Plan, henüz daha oluşma aşamasında da olabilir. Ama en azından kan dökülmesinin durması, Türkiye ile Kuzey Irak arasındaki ilişkilerin olması gereken hatta yönelmesi açısından önem taşımaktadır.
* Bu tür planların uygulanabilmesi için birinci unsur karşılıklı güvendir. Canı yanan, evlatları ölen taraf Türkiye olduğuna göre güvenin sağlanması yönünde ilk adımları atması gereken taraf Kuzey Irak Kürt yönetimi olmaktadır.
Böyle bir planın hayata geçmesi için gereken ikinci temel unsur ise, Türk vatandaşı Kürtlerin ve sözcülerinin bu plana destek vermeleridir. Barışa giden yolda, anahtar asıl onların elindedir.

