Plan açıklandı

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan’ın AKP için açılan kapatma davası ile ilgili planı bir özel yemekte (bu yemekle ilgili not aşağıdadır) yaptığı konuşma ile açıklanmış oldu.

Plan ya da yol haritası şu:

* AKP’nin kapatılmasını anayasa değişikliğiyle engelleme yoluna gidilmeyecek.

* Davanın temmuzda sona ereceği tahmin ediliyor. Bu süre içinde Erdoğan ve AKP sürekli olarak gerilimi düşürücü tavırlar alacak.

* Davanın sonucunda AKP kapatılmaz ve Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu, sayısı 71’i bulabilecek milletvekili hakkında siyasi yasaklama kararı çıkarsa Meclis’te çoğunluğu kaybetmeyecek olan AKP “erken seçim” ya da “ara seçim” kararı alacak. “Siyasi parti mensubu” olması yasaklanan AKP’liler seçime bağımsız olarak katılıp Meclis’e dönecek.

* Bu süre içinde kurulmuş olan hükümet istifa edecek, Cumhurbaşkanı Gül yeni hükümeti kurma görevini “bağımsız” Erdoğan’a verecek ve tekrar bugünkü düzene dönülmüş olacak.

* Eğer AKP kapatılırsa, Meclis’te partisiz kalmış olan eski AKP’liler yeni bir parti kuracak, erken seçim ya da ara seçim kararını bu yeni parti alacak ve “yasaklı” eski AKP’liler Meclis’e dönecek. Bu ihtimalde de yine Erdoğan’ın “bağımsız başbakan” olarak yerine dönmesi öngörülüyor.

***


Her iki durumda da Türkiye oldukça sıkıntılı bir dönem yaşayacaktır. AKP’liler ya da eski AKP’lilerin yeni partisi “ara hükümet” kuracak, bu hükümet hiçbir önemli konuda adım atmayacak, sorumluluk almayacak, Türkiye bu süre içinde “yönetimsiz” kalacaktır.
Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının ardından Meclis’e bağımsız olarak dönmesinin, bu yeni kimliğiyle tekrar başbakan olmasının yaratacağı polemiklerin ve gerilimin de iyi düşünülmesi gerekir.

Muhalefet ve Meclis dışındaki AKP karşıtlarının da boş durması, sessiz kalması beklenemez. Muhalefeti sindirecek tek ihtimal, bu “ara” ya da “erken” seçimde AKP’nin ya da yeni AKP’nin oyunu daha da artırmasıdır. Barajı zar zor aşıp Meclis’e daha da zayıflayarak girecek olan muhalefet partilerinin sesleri de duyulmaz olacaktır.
Erdoğan tekrar başbakanlığa dönebilir, ama bu hiç de sakin sessiz bir süreç olmayacak, tam tersine, rejimin üzerindeki kara bulutlar öylece durmaya devam edecektir.


+++++


Başbakan ile yemek

Başbakan Erdoğan’ın bir özel ve “eşli” yemekte söylediklerinin sızması üzerine çeşitli yorumlar yapıldı, bu nedenle gazetecilik etiği de tekrar gündeme geldi.
Önce şunu söylemek gerek, siyasiler ile gazeteciler özel yemeklerde bir araya gelebilir. Bu yemek ya da buluşmalarda hiç kuşkusuz ki o siyasi kişi, kendi beğendiği ya da önem verdiği gazetecilerle birlikte olmak ister. Bizde ve dünyanın her yanında hep böyle olmuştur.
Ancak bu özel görüşmelere katılan gazeteciler, yazarlar, “özel ilişki”nin yazılara, haberlere, yorumlara yansıması durumunda eleştirilir. Hiçbir gazeteciye “neden başbakanla yemek yedin” diye sorulmaz. Bu yemekler ve buluşmalar gazetecinin tarafsızlığını, bağımsızlığını etkilemediği sürece.

DİĞER YENİ YAZILAR