Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök dün Harp Akademileri'nde uzun bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın içeriğinde, özellikle "dışa" dönük uyarılar yer aldı.
Ancak konuşma bir "dış politika" konuşması değildir, içeriğinde Türkiye'nin, siyasi iktidar tarafından yürütülmesi gereken "tüm" politikalarıyla ilgili olarak en yetkili askerin görüşleri bulunmaktadır.
Orgeneral Özkök'ün görüşleri içinde yer alan Avrupa Birliği tanımına, "Batı'nın değerleri" vurgusuna bakıldığında, Türkiye'nin ana siyasi çizgileri itibariyle Silahlı Kuvvetler'de "esas olarak" farklı bir tavır olmadığını görülüyor.
* Türkiye'nin AB üyeliğinin "seçkin ülkeler topluluğu arasında yerini alması" olacağını söyleyen Ozkök'ün çizdiği Türkiye, Suriye değildir, Irak değildir, İran hiç değildir.
Konuşmanın içeriğindeki siyasi iktidarın doğrudan alınabileceği tek unsur, "dinci kadrolaşmaya" dikkat çekilmesidir. Ancak bu konuşmanın önemi, içeriği kadar "yapılmış olması"ndadır.
Batı nasıl görecek
Konuşma yeri Harp Akademileri'dir. Konuşma yapılan topluluk, geleceğin kurmay subaylarından oluşmaktadır. Ve Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasındaki bütün unsurlar kurmay subayların doğrudan ilgi alanı içinde yer alacak konulardır.
Genelkurmay Başkanı'nın konuşması, çağrılan kameralar ve canlı yayın ekipleriyle, bütün haber programlarında ilk haber olmasıyla "başka" bir anlam kazanıyor.
Yani konuşmanın iletilmek istendiği kişiler sadece kurmay adayı subaylar değil, bütün Türk halkıdır.
* Ve Silahlı Kuvvetler'in halka doğrudan mesaj iletme ihtiyacı duyması da kendi başına önemlidir.
Bu "halka açık" konuşma dünyanın siyasi merkezlerinde yine Türk Silahlı Kuvvetleri'nin siyasetteki ağırlığının bir göstergesi olarak görülecektir.
Belki Orgeneral Özkök, bu mesajı da vermek istemiştir.
Genelkurmay Başkanı'nın ülkenin bütün önemli iç ve dış sorunları hakkında bir "sivil hükümet yetkilisi" tarzında görüş belirtmesi, Türkiye'nin hedef olarak benimsediği Bati demokrasilerinde artık "doğal" bir durum olarak görülmüyor.
* Böyle bir konuşma yapılması ihtiyacının belirmesine AKP hükümetinin birçok ana meselede, ipleri elinde tutar halden çıkmasının ve yaşanan dalgalanmanın yol açtığı yorumu da yapılacaktır.
Boşuna heyecan olur...
Gerçekten Başbakan her konuda; tekstil sektörünün sorunlarından futbola kadar her konuda konuşmasına rağmen ipleri elinde tuttuğu ve ülkeyi ana gündemler çerçevesinde yönledirdiği izlenimi vermekten uzaktır.
Ankara'da "asker" sözcüğü sık sık geçmeye başladığında en çok işitilen cümle, "Siyasette boşluk olmaz" cümlesidir.
Ancak şu anda, hükümetteki çeşitli dalgalanma ve tereddüt görüntülerine rağmen büyük bir boşluk olduğunu söylemek de mümkün değil.
Başbakan bugün Trabzonspor yöneticilerini kabul etti, sonra havaalanında Beşiktaş Teknik Direktörü'yle ilgili tartışmaya "ben de zenciyim" diyerek katıldı, ardından da Afganistan'a gitti.
O sırada Orgeneral Özkök, Harp Akademileri'de konuşuyordu. Bu görüntü dolayısıyla tekrar askerin odak noktasında olduğu bir siyasi gerilim ortamına yönelme özlemi çekenler heyecanlanmış olabilir. Ama bunlar Ozkök'ün konuşmasının içeriğini iyi okurlarsa, boşuna heveslendiklerini de görürler.
Paşa neden konuştu?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök dün Harp Akademileri'nde uzun bir konuşma yaptı. Bu konuşmanın içeriğinde, özellikle "dışa" dönük uyarılar yer aldı
Haberin Devamı

