Estima adlı kuruluşun Vatan için yaptığı seçim araştırmasının bütün ayrıntıları bugün gazetemizde yer alıyor. Benzeri tüm araştırmalar gibi bunu da çeşitli şekillerde, farklı açılardan okumak mümkün.
Bizim dikkati çekmek istediğimiz bir nokta, araştırmaya katılanların oy vereceği parti ve lideri hakkındaki kanaatleri.
Parti Oy Oranı Bu Parti Çözer Onun lideri Çözer
CHP 13,9 11,5 9,3
Genç Parti 8,0 4,1 3,9
DYP 6,7 2,2 1,8
MHP 6,3 5,0 3,6
Anavatan 3,8 2,1 1,9
Araştırmaya katılanların önemli bir kesimi, oy vereceği partinin ülke sorunlarını çözeceğine inanmıyor; sorunları o partinin liderinin çözeceğine inananların oranı ise daha da düşük çıkıyor. Şöyle bir kıyaslama yapalım:
Bunlar Meclis’e girme ihtimali olan ve çeşitli koalisyonların içinde yer alabilecek partiler. Hepsinin ortak özelliği kendilerine oy verecek seçmenin, ülke sorunlarını çözebileceklerine olan inançlarının zayıflığı.
Tek tek parti liderleri, Baykal, Uzan, Ağar, Bahçeli ve Mumcu sorulduğu zaman “bu lider çözer” diyenlerin oranı daha da düşüyor.
Yukardaki tabloda bir parti yer almadı. Şu anda hükümet olan, çok ağır eleştiriler altında bulunan ve arka arkaya yanlışlar yapan AKP’nin bütün diğer partilerden önemli bir farkı ortaya çıkıyor.
AKP’ye oy vereceğim: Yüzde 28,0
AKP ülke sorunlarını çözer: Yüzde 42,7
Erdoğan sorunları çözer: Yüzde 40,3
Buradan çıkan birinci sonuç, bir kısım seçmenin ülke sorunlarını çözemeyeceğini düşündüğü siyasi partilere oy vereceğidir. Nedenleri çok tartışılabilir.
İkinci sonuç, AKP’ye oy vermeyecek olanların bir kesiminin de ülke sorunlarını bu partinin ve onun lideri Tayyip Erdoğan’ın çözeceğine inanmasıdır.
O zaman şu soruyu sormak şart oluyor:
Bir parti ve liderinin ülke sorunlarını çözebileceğine inandığınız halde neden ona oy vermeyeceksiniz?
Bu sorunun cevabı da çok tartışılır, tartışılacaktır. Ama ilk akla gelecek olan, AKP iktidarında ülkenin başka sıkıntılar ve gerilimler yaşayabileceğini düşünenlerin önemli bir seçmen grubunu oluşturmasıdır. Bu ilginç bir mantık ya da demokratik sistemin bir yarası olarak ortada duruyor.
Bir başka sonuç da son dönemdeki bütün siyasi pozisyonlarında “yenilgi” almasına rağmen Tayyip Erdoğan’a ilişkin “karizmatik lider” inancının halkın önemli kesiminde devam etmesidir.
İki büyük partinin liderleri arasında bir kıyaslama yapılırsa, Erdoğan ile Baykal arasında olağanüstü bir fark ortaya çıkıyor. Bu araştırmalar devam edecek ve seçmenin zihnindeki gelişmeleri de hep birlikte izleyeceğiz. Ama liderler arasındaki bu farkın kolay kapanmasını kimse beklemesin.

