Pakistan deyince

Haberin Devamı

Pakistan’ın eski Başbakanı Benazir Butto’nun öldürülmesinin bize dönük ilk dalgası kaçınılmaz olarak “Biz de Pakistan gibi olur muyuz” şeklindeki korku oldu.

Buna evet cevabı vermek aşırı bir karamsarlık olur. Müslüman dünyada radikal İslamın gelişme sağlaması ayrı bir konudur; Türkiye’nin aynı kadere yönelmesi ihtimali ise çok farklı konu.

Pakistan, “din” esasları üzerine kurulmuş, başından beri laik bir düzende yaşamamış bir ülke. Türkiye’nin Pakistan’a benzemesinden korkmak, bu ülkenin temellerine güvenmemektir.

Butto cinayeti, dünyanın önemli bölümünde savaşan radikal ya da siyasi İslam için bir başarı olacaktır. Çünkü Pakistan bu cinayetle birlikte tekrar yönünü geriye çevirme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

***

Bu cinayetle birlikte Amerikan bilgisayarlarında geliştirilmiş olan “yeşil kuşak”, “komünizme karşı İslam” ve “ılımlı İslam” modelleri de tümüyle çökmüş oluyor.

Amerikan yönetimi 70’li yıllarda komünist dünyanın çökmesi için radikal İslamcı hareketlerin örgütlenmesine destek olmuş, militanlarını eğitmiş, silahlandırmıştır. Bu politikanın örnek alanı da Afganistan’dır. Günümüzde dünyanın dört bir yanında insanları öldüren İslamcıları eğitenler, Amerikalılar tarafından eğitilmiş ağabeyleridir. Bunlar en önemli ve güvenli üs olarak, dini esaslar üzerine yaşayan ve demokrasisi zayıf Pakistan’ı kullanmışlardır. Bugün bu üsler El Kaide ve Taliban üsleridir.

***

“Komünizm tehdidine karşı din” görüşü 1980’de Türkiye’de darbe yapan askeri yönetim tarafından da benimsenmiş ve uygulanmıştır. Türk gençlerinin sola kapılmaması için din eğitimine ağırlık verilmesi, askeri yönetimin önemli icraatlarından biri olmuştur. Sonuçlarını da biliyoruz.

Amerikan bilgisayarları son olarak “ılımlı İslam” şablonunu üretmiş ve uygulanabileceğini sanmıştır. Bu bilgisayarlar ve bunlara fazla bel bağlayanlar ne ile oynadıklarını anlayana kadar siyasi İslam çok önemli mevziler kazanmıştır.

***

Bir toplum düzeninin “kısmen” dini ilkelere dayandırılması, sadece İslamın değil bütün dinlerin temel fikirlerine uymayan bir durumdur. “Kısmen” diye bir şey olmaz, esaslar ya dini ilkelere göre belirlenir ya da dünyanın “gavur” tarafında olunur.

Amerikan merkezlerinin bilgisayarları yine fena çuvalladı, bu bilgisayarlarla dünyaya nizam verilemiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR