Özür dilemişler

Haberin Devamı

Almanya’daki Deniz Feneri hırsızlığının sanıkları, bağış yapanlardan özür dilemiş. Biraz geç kalmışlar, çünkü bugünden itibaren sanık değil “hükümlü” olacaklar.

Hukukta “özür dilemek” işlenen suçu affettirmiyor, ancak bazı suçlarda pişmanlık belli ceza indirimleri getiriyor.

Almanya’daki Deniz Fenercileri, bu ülkede yaşayan ve çalışan “Müslüman”lardan zor durumdaki başka “Müslümanlar”a destek olmak üzere topladıkları paraları başka amaçlarla kullanmakla suçlanıyor.

O “başka amaçlar”ın içinde ticaret ve Türkiye’de “yayıncılık” da var.

***

Deniz Feneri davasıyla ilgili bilgiler ilk kez Türkiye’ye ulaştığında AKP çevresinin tepkisi yaklaşık otuz yıl önceki Demirel’in tepkisini çağrıştıran nitelikteydi.

Otuz yıl kadar önce, Türkiye’de bir tür iç savaş yaşanırken savaşın taraflarından biri olup devlet desteğini de arkasına almış “ülkücü” kesimden bazıları silahlı eylemler yapıyor, cinayetler işliyorlardı. O sırada Başbakan olan Demirel’in iktidarda kalabilmek için MHP’nin desteğine ihtiyacı vardı ve bu destek uğruna “Bana ‘sağcılar suç işliyor’ dedirtemezsiniz” demişti. O günün Demirel’i elbette neyin ne olduğunu biliyordu, ama koltuk uğruna bu sözü söyleyebilmişti.

Bugün Tayyip Erdoğan da aslında aynı şeyi söylemeye çalışıyor, ama pek başarılı olamadığı için meseleyi kaynatma ve gündemi çarpıtma faaliyetlerine girişti. Ancak Erdoğan’ın meseleye bakışının tıkızlığı önceki gün açıklanan Almanya Büyükelçisi ile görüşmesinde de ortaya çıkıyor. O sıralarda bir Alman genci, bir turist kıza tecavüz girişiminden mahkemeye düşmüştür, ancak tecavüz girişimi tartışmalıdır. Alman basını bu konuda yayın yapmakta, Alman yetkililer de “Marco”yu kurtarmaya çalışmaktadır. Almanya Büyükelçisi bu konuyu konuşmak için Başbakan’a gider. Aldığı cevabın ilk bölümü makuldür, hukuk devletinde yargıya müdahale edilmeyeceği hatırlatılır. Ancak sonra ibre yine şaşar, çünkü Başbakan, sanki “Marco’ya karşı Deniz Feneri” der gibi bu konuyu açar. Karşındaki Türkiye’de görülen bir dava hakkında konuşurken “hukuk devleti” diyeceksin, ama sonra Almanya’da görülen bir davayı gündeme getireceksin... Bunun adı “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu”dur.

***

Sağcılar da suç işler, solcular da suç işler, her dinden insanlar suç işlediği gibi Müslümanlar da suç işler, hatta “Müslüman dayanışması”nı kullanarak da suç işler. Önemli olan hukukun herkes karşısında eşit çalışmasıdır.

Bunu da, Almanya’daki dava sonuçlandıktan sonra göreceğiz. Çıkacak karara göre, o örgütün buradaki uzantıları ve iddianamede adı geçenler hakkında hukuki bir işlem yapılacak mı yapılmayacak mı? O zaman göreceğiz Tayyip Erdoğan’ın Almanya Büyükelçisi’ne verdiği cevaptaki “hukuk devleti” fikrini beyninde ve vicdanında ne kadar sindirmiş olduğunu.

DİĞER YENİ YAZILAR