Özür borcu

Cumhurbaşkanı seçiminde Tayyip Erdoğan’ın stratejisinin en önemli unsuru, adaylığıyla ilgili soruyu son ana kadar cevapsız bırakmak oldu

Haberin Devamı

Siyaset futbol gibidir, başarılı olduğunuz zaman herkes taktiğinizin, stratejinizin ne kadar doğru olduğunu söyler. Başarısız olanın taktiğinin ne kadar yanlış olduğu anlatılır.

Cumhurbaşkanı seçiminde Tayyip Erdoğan’ın stratejisinin en önemli unsuru, adaylığıyla ilgili soruyu son ana kadar cevapsız bırakmak oldu.

Nedeni kendi kararsızlığı mıdır yoksa bir tür bıkkınlık yaratma amacı mıdır, bilinmiyor. Ama hangisi olduğunun, sonuç açısından önemi yok.

Bu merak uyandırıcı sürecin sonuna yaklaşırken ülkenin iki ana bloka bölünmesi de kesinleşti. Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasını isteyenlerin şu ana kadar fazla sesleri çıkmadı, onlar da Erdoğan’ın taktiğine uygun davrandı.

Buna karşılık her ne pahasına olursa olsun, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesini istemeyenlerin sesi bugüne kadar görülmedik ölçüde yüksek çıktı.

Bu tepki sesi, Erdoğan’ın bugün ya da yarın yapacağı açıklama ne olursa olsun, yine yüksek çıkacaktır. Bugünkü bloklaşma, kim cumhurbaşkanı olursa olsun bir süre daha devam edecek ve genel seçimlere de aynı gerilimle gidilecektir.

***

Böyle önemli bir siyasal olayda gerilim olması doğaldır. Cumhurbaşkanı seçimi de, kasımda, belki daha önce yapılacak genel seçimler de Türkiye’nin yakın geleceğinin belirlenmesi açısından büyük önem kazanmış durumdadır.

AKP ve Erdoğan’a yönelik kuşkular, bir anda Batı ve yabancı düşmanlığı, Avrupa Birliği düşmanlığı ile bir araya gelmiştir.

Erdoğan’ın adaylık konusunda son ana kadar belirsizliği sürdürme taktiği ya da mecburiyeti bloklaşmayı destekleyen bir unsur oldu.

Eğer ortada Erdoğan dahil birkaç aday adayı olsaydı ve bunlarla ilgili daha sağlıklı bir tartışma yapılabilseydi bugünkü bloklaşmayı yaşamayabilirdik.

Son günlerin sıkıntılı süreci bir yandan da cumhurbaşkanının işlevi ve yetkileri ile nasıl seçilmesi gerektiğine ilişkin soruları da tekrar gündeme getirdi. Aslında her cumhurbaşkanı seçimi öncesinde bu konular gündeme gelir, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi gerektiği ifade edilir, ancak o seçimin sona ermesiyle birlikte tartışma da sona erer, konu unutulur.

Erdoğan iki gün içinde kararını söyleyecek. Ama umarız bütün ülkeyi bir tek sorunun içine kilitlediği, daha temel konuların gündeme gelmesini engellediği, gereksiz bir bloklaşmayı teşvik ettiği için de bir özür diler.

DİĞER YENİ YAZILAR