Özel yasa gerekmez

PKK güdümlü eylemler dün azalmış gibiydi, ama bugün yine "hassas" bir gün olarak görülüyor

Haberin Devamı

PKK güdümlü eylemler dün azalmış gibiydi, ama bugün yine "hassas" bir gün olarak görülüyor.

Bugün çoluk çocuk sokaklara dökülür ve bir haftadır süren "intifada" provası devam ettirilirse tehlikeli dönemece bir adım daha yaklaşmış oluruz.

Tehlikeli dönemece doğru bir başka adım da terör yasalarında yapılacak değişiklikler olacaktır. Bu konuda hükümet üzerinde büyük bir baskı olduğu biliniyor. Hükümet bugüne kadar bu baskılara direndi. Ancak son olaylar bu direnme gücünü önemli ölçüde kırmıştır.

Ankara'da kökleşmiş bir alışkanlık vardır, bu da sorun ne olursa olsun üstesinden gelinmekte zorlanıldığında hemen yeni ve özel bir yasa istemektir. Ankara'nın bu alışkanlığının kaynağı da her türlü başarısızlığa gerekçe aramaktır.

Terörle mücadele konusunda yeni yasa isteyenlerin açıklaması gereken bir gerçek var. Türkiye bu konuda en ağır yasalarla yönetilirken, hatta ülkemizin güneydoğusunda yıllarca sıkıyönetimin bir önceki aşaması olan olağanüstü hal varken en kanlı olaylar yaşanmıştı. Daha önce de sıkıyönetim sürerken PKK kurulmuş, genişlemiş ve silahlı eylem aşamasına geçmişti.

Gerginliği artırmadan
Batı'da 11 Eylül sonrası terörle mücadele yasalarında çeşitli ülkelerde bazı değişiklikler yapıldı. Ancak bütün bu değişiklikler, örneğin uzun gözaltı süresi, örneğin delil toplama imkânlarının genişletilmesi hep yargıç denetimine ve iznine bağlanmıştır. Aslında bunların hepsi bizim yasalarımızda var.

Yeni yasalar çıkarmak, adı konmamış bir olağanüstü hal uygulamasına yönelmek gibi tedbirlerin esasta hiçbir şeye yaramadığını daha önceki tecrübelerimizle gördükten sonra tekrar aynı noktaya dönmenin hiçbir anlamı yok.

Bu mantıkla yapılacak her girişim belki daha çok sayıda zanlının daha uzun süre gözaltında tutulmasını, güvenlik güçlerinin daha rahat arama yapmasını sağlayabilir ama esasta Türkiye'yi daha da gergin bir havaya sokar ve temelde hiçbir fayda sağlamaz.

Siyasi kararlar alınırken, bu açıdan bakılmadığında yanlış adımlar atmak kaçınılmaz olur. Bugün Kürt halkı adına politika yaptıklarını iddia edenler vahim bir yanlış üzerinde yürüyor. Bütün Türkiye adına politika yapanlar ise atacakları her adımın yarınını çok açık hesaplamak zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR