Haberin Devamı
Ankaralı bir gazetecinin “açıkladığına” göre, anayasa değişikliği paketi konusunda Anayasa Mahkemesi’ndeki son durum 6-5 şeklindeymiş. Ancak 6 iptal yönünde oy yetmiyor; iptal kararı alınması için en az 7 oy gerekiyor.
Böyle bir açıklama Ankara’da “işlerin” yani kulislerin, baskı sistemlerinin nasıl yürüdüğünü de gösteriyor. Anayasa Mahkemesi üyeleri, henüz kendi aralarında konuyu tartışmadıklarına göre, mahkeme dışından “birileriyle” konuşuyorlar ki, iyi haber alan bir gazeteci, son durumu açıklayabiliyor.
Pazartesi günü Anayasa Mahkemesi, kabul ettiği CHP’nin iptal başvurusunu resmen görüşecek.
Ancak o güne ve saate kadar üyeler, “adam adama takip” edilecektir.
Anayasa Mahkemesi’nin “tartışılır” hale gelmesinin nedeni, yakın dönemde siyaseti belirleyen, siyasi nitelikte üç karar almış olmasıdır.
Bunlardan biri türban kararıdır. Bu kararın siyasi olduğu da savunulabilir, ama gerekçesi üzerinden mahkemenin yetki aşımında bulunmadığı da savunulmuştur.
Cumhurbaşkanı seçimi sırasında alınan 367 kararı tartışılmaz şekilde siyasi bir karardır. AKP’nin kapatılması için açılan davanın kararı da “çok ustaca alınmış” bir siyasi karar olarak değerlendirilmiştir.
AKP ile ilgili bu karar hem siyasi tarihe hem hukuk tarihine geçecek niteliktedir. Mahkeme AKP’yi “irticai faaliyetlerin odağı” olarak tespit etmiş, ancak kapatma yerine para cezası verme yoluna gitmiştir. Bunu tekrar hatırlatmamıza yol açan, böyle bir “siyasi-hukuki ustalık” ihtimalinin her zaman gündemde olduğuna, pazartesi günü de AKP kararında benzer bir durumla karşılaşabileceğimize dair bir öngörüdür.
Anayasa Mahkemesi, değişiklik paketini “şekil” yönünden inceleyecek. Burada “şekil”den kasıt, Anayasa’nın değişmez hükümleriyle ilgili öneride bile bulunulamayacağına ilişkin 4’üncü maddesidir.
Mahkeme, “filanca maddeler Anayasa’nın değişmez maddelerine aykırı olduğu için öneri verilmemiş sayılır” deyip, oylamadan tek bir kanun halinde geçmiş bulunduğu için değişiklik paketinin tümünü iptal edebilir.
Maddeleri ayırıp, bazılarını yukarıda anılan madde dolayısıyla yok sayabilir.
Üçüncü ihtimal de, tabii ki son olarak gündeme geldiği üzere paketin “kıl payı” geçmesidir.
Hangi ihtimal gerçekleşirse gerçekleşsin, Ankara’nın şu anda “bütün kurum ve kuruluşlarıyla” bu meseleye odaklandığı anlaşılıyor.
Pazartesi gününe kadar da bütün kulisler, etkileme süreçleri çalışacak ve biz, hangi karar çıkarsa çıksın, gerçekte bir anlamı olmasa da “hukukla ilişkisini“ tartışacağız.

