Haberin Devamı
Küçük partilerin Meclis’e girmelerini engellemek ve koalisyonlardan kurtulmak için konulan yüzde onluk baraj bu seçimde fiilen yok oldu.
Yüzde 10 baraj önemli bir seçmen kesiminde “oyum boşa gitmesin” duygusunu yaratmıştı.
Seçmen küçük bir partinin görüşlerini benimsiyor fakat o partinin Meclis’e girmesinin mümkün olamayacağını düşündüğü için oyunu değiştiriyordu. Böylece Meclis’e girme ihtimali olan partiler, “oyum boşa gitmesin” diyenlerin oylarını da alabiliyordu.
Bu seçimde ise oylar boşa gitmeyecek; çünkü her seçmen en azından bir bağımsız adayın Meclis’e girmesi için oy kullanabilir ve böylece Meclis’te “temsil” edilebilir.
Seçmenlerin “kerhen” oy kullanmasına neden olan baraj sisteminin bağımsız adaylarla yok edilmesi, en azından yüzde 10’luk bir seçmen kesiminin de oylarının amacına ulaşmasını sağlayacaktır.
Bu imkânın ortaya çıkması oylarını sadece tepki aracı ve “bir partiye karşı” olarak kullananların da tekrar düşünmesini sağlayacaktır.
Şu anda sadece AKP’ye karşı olup “bari CHP’ye oy verelim” diyenler için de ciddi seçenekler ortaya çıkmıştır.
CHP’nin sol ve sosyal demokrat kimliğini kaybettiğini düşünen ama “mecburen” bu partiye oy vereceğini söyleyenlerin önünde bağımsız sol adaylar da bulunmaktadır.
Aynı durum radikal sağda BBP’lilerin bağımsız aday olmasıyla “mecburen MHP” diyenlere yeni bir seçenek yaratmıştır.
DTP’nin yüzde 5-6’lık oyu da boşa gitmeyip Meclis’te temsil edilmiş olacağı için bağımsız adaylar sayesinde Meclis’te temsil edilecek oyların oranı yüzde 10’u bulmaktadır.
AKP’nin muhtemel oy oranı kamuoyu araştırmalarında yüzde 40 dolayında görünüyor.
Böylece basit bir hesapla CHP, DP, MHP ve Genç Parti de oyların yüzde 50’sini paylaşacaktır.
CHP’nin yüzde 10’un üzerinde oy alması kesindir. Diğer üç partiden en az biri, bazı hesaplara göre de ikisi barajı aşıp Meclis’e girebilecektir.
Bu durumda seçmenin yaklaşık yüzde 80’inin Meclis’te temsil edilmesi kesinleşmiş olacaktır.
Seçmenin “kerhen” ya da “oyum boşa gitmesin” düşüncesiyle hareket etmesi aslında demokratik parlamenter sistemin “temsil” mantığına aykırıdır.
Bağımsız adaylar sayesinde daha geniş ve tatmin edici bir temsil düzeyine ulaşılması bu seçimin getirdiği en önemli gelişme olmuştur.

