Ortada bir hakaret var ama...

Amerikalı yetkililer Türkiye'ye gelen resmi görevli ve gazetecilere bir uyarı yazısı dağıtmışlar. Bu yazıda "musluk sularını içmeyin" uyarısı da, "gösterişli giyinmeyin" uyarısı da, "telefonlar dinleniyor" uyarısı da yer alıyor

Haberin Devamı

Amerikalı yetkililer Türkiye'ye gelen resmi görevli ve gazetecilere bir uyarı yazısı dağıtmışlar. Bu yazıda "musluk sularını içmeyin" uyarısı da, "gösterişli giyinmeyin" uyarısı da, "telefonlar dinleniyor" uyarısı da yer alıyor.

Bu uyarılar dolayısıyla hemen "incindik." Gerçi bunların büyük ölçüde "doğru" ve yerinde uyarılar olduğunu biliyoruz. Ama başkalarının bunları bize söylemesinden hoşlanmıyoruz.

* Doğrudur. İstanbul'da musluk sularını içmemek gerekir. Doğrudur, Türkiye'de telefon dinleme, hatta mesajları izleme çok yaygın uygulamalardır. Doğrudur, İstanbul en güvenli kentlerden biri değildir. "Ama bunların Amerikan tarzı o düz bakış ve tavır içinde ifade edilmemesi gerekir!.."

Bu uyarılardan rahatsız olmak, "biz onlara nasıl konuksever davranıyoruz, onlar bizim hakkımızda neler düşünüyor" diye tepki göstermek mümkündür elbette.

Ancak, Amerikalıların bu uyarıları, zirve dolayısıyla alınan güvenlik tedbirleri ve "şehir güzelleştirmeleri" kadar aşağılayıcı değildir. Biz kendimizi daha fazla aşağıladık.

* Nasıl mı? Yollardaki silinmiş trafik çizgilerinin tümünü iki günde çizerek.

* Nasıl mı? Yıllardır yarım yamalak yapılan asfalt işlerini bir haftada bitirerek.

* Nasıl mı? Ankara'nın yüz karası olan Mamak çöplüğünü üç günde toparlayarak.

Süpür halının altına!
Tedbirler ve şehri "toparlama" faaliyetleri çerçevesinde İstanbul'da bir de "minibüs" talimatları verildi. Buna göre minibüsçüler bağıra çağıra arabesk çalmayacak, ayakta yolcu almayacak, olur olmaz kornaya basmayacak ve temiz giyinip tıraş olacaklar.

Yani Türklerin Türklerin karşısına pis sakalla, kirli giysilerle çıkmaları, minibüs yolcularına eziyet etmeleri, ağır arabesk zevkleriyle ve sürekli korna çalarak gürültü kirliliği yaratmaları sorun değildir. Türklerin Türkleri rahatsız etmesi, Türklerin Türklere saygısızlık etmesi sorun değildir. Sorun, bu durumu başkalarının görmesidir.

Aylarca, yıllarca yapılmayan işlerin aslında birkaç günde yapılabileceğini görmek kendi adımıza üzücüdür. Mamak çöplüğü, Bush gittikten sonra eski haline dönecektir. Minibüsçüler iki gün sonra yeniden kasetçalarları sonuna kadar açıp, araçlarını tıka basa doldurup sürekli korna çalacaklardır.

Hakaretlerin en ağırını kendi kendimize yapıyoruz, ama bunu görmek yerine görenlere ve söyleyenlere kızıyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR