Orta Doğu’yu anlamak, yanlış bilinenler ve ufukları genişletecek çizgiler...

Haberin Devamı

Orta Doğu... Alevi hiç sönmeyen, kimin, kiminle, ne zaman ve neden savaşacağı belli olmayan bir bölge. “Ortadoğu”yu Anlamak”, bu bölgede yaşananları Osmanlı’nın dağılma sürecinden itibaren anlatırken, “Ortadoğu Hakkında 100 Mit” ise yanlış bilinen gerçekleri gözler önüne seriyor. “Alfabe”deyse her harfin bir resmi karşınıza çıkacak.


Bunları okumak da yetmez

Orta Doğu için her zaman şu söylenir: Kimin kiminle, neden ve ne zaman ittifak yapacağı, kime karşı kiminle birlikte savaşacağı hiç belli olmaz.
Çok yakına gelirsek, Hamas’ı Filistin Kurtuluş Örgütü’nü zayıflatmak için ABD ve İsrail destekledi, Hamas başlarına bela oldu.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Orta Doğu’da bir kargaşa yoktu, ne zaman ki imparatorluk çökme sürecine girdi, Orta Doğu da en geniş çatışma alanlarından biri oldu.
Ilan Pappé, İngiltere’de çalışan bir bilim adamı, “Ortadoğu’yu Anlamak” kitabından Osmanlı’nın dağılma sürecinden itibaren bölgede yaşananları, nedenleriyle birlikte anlatıyor. Hangi olay hangisini tetikledi, ittifaklar neden sürekli değişir?
Orta Doğu’nun bugünkü haritasına, 1945 yılında kesinleşmiş gözüyle bakılıyordu. Avrupa’nın etkinlik alanlarına göre çizilmiş bu haritanın kesin şeklini aldığı düşünülüyordu.
Ama İsrail hiç aynı fikirde olmadı.
Saddam Hüseyin de bu haritanın değişebileceğini, değişmesi gerektiğini düşünüyordu. Ama şimdi de Irak haritası, değişmek için ABD kuvvetlerinin gitmesini bekliyor.
Orta Doğu’da kabile düzeninin üzerine gelen Arap milliyetçiliği, Soğuk Savaş koşullarında Baas’çılık oldu, ama şimdi Baas’çılığın yerinde de yeller esiyor. Hepsinin yerini kendi aralarında da tam uyum sağlamamış siyasi İslamcı hareketler aldı.
İlan Pappé’nin kitabı bugüne nasıl gelindiğini anlamak için temel bir kaynak.


Selçuk’un Alfabe’si

İlhan Berk, “A’lar, U’lar, V’lerle olmak, Paul Klee’de uyanmak” demişti.
Selçuk Demirel de her harfin kendisindeki ilk çağrışımlarıyla birlikte alfabenin tümünü dolaşıyor.
Her harfin bir resmi var, o resmin altında da birkaç kelime. Bu kelimelerden her biri herkes için başka çağrışımlarla dolu olabilir, zaten Selçuk da onu istiyor.
Selçuk Demirel Fransa’da çalışmaya devam ederken Türkiye’yi hiç boş bırakmayan bir çizerimiz. Sürekli kitaplar yayınladı, gazetelerde çizdi.
Doğan Kardeş dizisinden çıkan Selçuk Demirel’in “Alfabe”si, her yetişkinin çoktan unuttuğu bir dünyayı bugüne bağlayan şiir tadında bir çizgiler toplamı. Sadece çocuk ve gençlerin değil, çizgi ve Selçuk sevenlerin de zevk alabileceği, zihinleri açacak, dünyaları genişletecek bir kitap.


Yanlış bilinenler

Orta Doğu öyle birkaç kitapla içinden çıkılacak bir coğrafya değil. İngiliz “yeni sol”unun önemli isimlerinden ve Orta Doğu uzmanı Fred Halliday “Ortadoğu Hakkında 100 Mit” adlı kitabında tersinden giderek Orta Doğu’yu anlatmaya çalışıyor.
Kitabı oluşturan 100 bölümün her biri Orta Doğu hakkında bir “yanlış bilgi” ile başlıyor ve Halliday bu yanlışı düzeltiyor.
Bir örnek, Yaser Arafat ile ilgili bölüm. Halliday, Arafat’ın son dönemdeki yanlış politikalarının halkını Hamas’ın kucağına iten en önemli etken olduğunu söylüyor.
Halliday Orta Doğu’yu “açıklarken” çeşitli komplo teorilerini çürütmeyi de görev edinmiş. Bunlardan biri “ABD’nin her şeye kadir olduğu”na ilişkin inanç. Halliday, Orta Doğu’nun yakın tarihinde ABD’nin birkaç kez açmazda kaldığını da gösteriyor.
Kitap Batılı okuyucu için yazılmış olduğundan “yanlış bilgi”lerden biri olan “Tek bir Kürt halkı var” konusu da düzeltilmiş, iki Kürt lehçesinin birbirini çok zor anladığı da aktarılmış.
Pappé’nin “Ortadoğu’yu Anlamak”ı ile Halliday’in “Ortadoğu Hakkında 100 Mit”i arka arkaya okunduğu zaman konuyu merak edenler için birçok kapı açılmış olur. Ama Orta Doğu’yu anlamak da öğrenmek de iki kitaba sığdırılabilecek işlerden değildir.

DİĞER YENİ YAZILAR