Örneğin iyisi geçerlidir

Bu yazılarımızda zaman zaman özellikle Batı'dan "iyi" örneklere değindiğimizde çok sık gelen bir cevap vardır

Haberin Devamı

Bu yazılarımızda zaman zaman özellikle Batı'dan "iyi" örneklere değindiğimizde çok sık gelen bir cevap vardır:

"Onlarda her şey iyi mi ki, hiç aksayan bir şey yok mu?"

Doğrudur. En gelişmiş toplumlarda bile aksayan birçok yan vardır. Yanlış mantıklar vardır, "geri" önyargılar vardır.

Yoz politikacılar, hilekâr gazeteciler de vardır.

Ama çok güzel bir eski deyiş de vardır: Sû-i misal misal olmaz... Yani: Kötü örnek, örnek olmaz.

Bugün iki örnek olay aktaralım. İkisi de Fransa'dan.

* Fransa'da 100 yıldır bir gazete yayınlanmaktadır: L'Humanite. Türkcesi "İnsanlık" tır ve 1904 yılında sosyalist barış savaşçısı Jean Jaures tarafından kurulmuştur. Gazete daha sonra Fransız Komünist Partisi'nin yayın organı olmuştur. Bu partinin yükselişte olduğu dönemlerde çok etkin bir yayın organıdır.

L'Humanite'nin geleneklerinden biri, her yıl baharda bir şenlik düzenlemektir. Bu şenlik sadece solcuların değil, siyaseten çok farklı görüşteki insanların da katıldığı bir bayrama dönüşmüş, Johnny Halliday gibi popstarlar bile bu şenliklerde sahneye çıkmıştır.

L'Humanite son yıllarda büyük mali güçlükler içinde hayatta kalmaya çalışıyor. Yaklaşık 60 binlik satışı gazetenin ayakta kalmasına yetmiyor.

* L'Humanite'nin son şenliği geçen hafta sonunda yapıldı. Ve büyük "yemek" sırasında Fransa Kültür Bakanı, yani bugün görevde olan sağ koalisyonun bakanı geldi, söz aldı ve L'Humanite gibi bir gazetenin hayatta kalması için ellerinden geleni yapacaklarını açıkladı.

Bizden de iki örnek
* İkinci olay, Fransız gazetelerinin sayfalarındaki en en dip köşelerde yer aldı. Çünkü onlar için fazla bir önemi yok.

Nazi işgali sırasındaki direnişin kahramanlarından biri, Maurice Kriegel-Valrimont. Direniş döneminin komutanlarından birisi, bir sendikacı, komünist parti yöneticisi. 1944'te Almanların teslim olması sırasında direnişçiler adına Alman generali teslim alan kişi.

Bu direniş kahramanı 1958'e kadar komünist Parti milletvekili olarak görev yapıyor, daha sonra komünist hareket içindeki tartışmalarda özgürlükçü tarafta yer alıyor.

Fransa'nın "sağcı" Devlet Başkanı Chirac geçen hafta bu kişinin "Legion d'Honneur madalyasını en üst dereceye çıkardı. Buna neden gerek duyduğunu gazeteler yazmadı. Anlaşılan bu kişinin bu yaşında mevcut seviyedeki madalyayla taltifini "sağcı" Başkan doğru bulmadı ve hayattayken madalya derecesini yükseltti.

* Bu iki olayı görünce aklımıza "bizdeki" bazı "kötü" olaylar geldi.

Mesela, Nazım Hikmet'in mezarı hâlâ Türkiye'ye getirilemedi. Mesela Aziz Nesin'in kimsesiz çocuklar için kurduğu vakfa destek olmak bir yana, kapanması için uğraşılıyor.

Bu "mesela"lar çok artabilir. Arttıkça da üzülürüz.

DİĞER YENİ YAZILAR