Haberin Devamı
Kürt açılımının ortaya atılmasının ardından, en çok DTP tarafından dile getirilen bir öneri var. Bu, Silahlı Kuvvetler’in PKK militanlarının dolaştığı bölgelerde “operasyon” yapmaması önerisidir.
Sözü edilen “operasyon”ların, bazı şehirlerde yürütülen soruşturmalar ve gözaltılarla ilgisi yoktur. Söylenen, askerin “dağdan çekilmesi”dir.
Zaman zaman yaşanan çatışmalar, yeni şehitler kuşkusuz “demokratik açılım” karşıtlarını sevindiriyor.
Ayrıca şu anda dağda bulunan PKK’lıların daha çok Suriyeli gruplar ya da onların kontrolündeki gruplar olduğu, bunların mevcut durumun devam etmesi için uğraştıkları iddiası da dolaşıyor.
Bu iddia doğru olsa da olmasa da devletin güvenlik güçlerinin, bunların dolaştıkları bölgelerden çekilmesini ve bu bölgeleri onların denetimine bırakmasını savunmak, duruma “demokratik açılım”ın ötesinde bir “savaş halinde barış görüşmeleri” mantığıyla bakmak anlamına gelir.
Dağda dolaşmak ve asayişi sağlamakla yükümlü olanlar güvenlik güçleridir. Eğer PKK’nın “eylemsizlik kararı” geçerliyse, bu militanların o bölgelerden çekilmeleri gerekir.
Bunun yanına, özellikle 90’lı yıllarda Güneydoğu’da işlenmiş faili meçhul cinayetlerin dosyalarının açılmış olmasını da eklemek gerekiyor.
Söz konusu kanlı dönemde, PKK denetim altına alamadığı birçok Kürt aydınını ortadan kaldırdı, Avrupa’da da bazı cinayetler işlendi. O günlerin resmi bakışı, “birbirlerini öldürüyorlar bize ne” küçüklüğü olduğu için devlet bu cinayetlerin üzerine gitmedi.
Bugün faili meçhul cinayetlerin, itirafçıların ya da Hizbullah’ın işlediği cinayetlerin peşine düşülüyorsa, aynı şekilde PKK’nın farklı görüşteki Kürtlere yönelik icraatlarının da peşine düşülmelidir.
Eğer “dağdan indirme” planı ortaya çıktığında “affı olmayan” olayların içine PKK’nın bu cinayetleri de alınırsa ve bunların peşine inandırıcı bir şekilde düşülürse Kürtlere ciddi şekilde güven verilmiş olur. Tabii ki güvenin sağlanması bu sürecin de “açık” ilerlemesi ve başka hesaplaşmalar için kullanılmadığının belli olmasıyla mümkündür.
DTP ve “demokratik açılım”a katkıda bulunmak isteyen Kürt siyasetçiler, “operasyonlar dursun” yerine “PKK eylemsizlik kararına tam uysun” demek ve geçmişle hesaplaşmanın içine “Kürtlerin Kürtleri öldürmelerinin” de alınmasını istemek durumundadır.

