Onlara rüzgâr ne gerek

Haberin Devamı

Son yıllarda çok tüketilen kavramlardan biri de “empati”. Bu kavram “sempati”den türeme ve bir kişiyi anlamak için kendini onun yerine koyarak düşünmeyi anlatıyor.

“Kendini karşısındakinin yerine koymak,” karşıdakinin bir davranışını ya da belli bir fikri neden savunduğunu anlama çabasıdır.

Empati, sonuç olarak ille de karşıdakinin tavrını ya da fikrini haklı bulmayı, doğru kabul etmeyi gerektirmiyor. Zaten amaç, karşıdakinin davranışını ya da fikrini tahlil etmek; karşı çıkmadan ya da eleştirmeden önce bir başkasının durumu üzerine düşünmektir.

Bilerek, isteyerek, planlayarak cinayet işlemiş birisi hakkında empati mümkün müdür? Mümkündür de, “empati” sonucunda katilliğe gerekçe oluşturmaya kalkışmak başka bir şey olur.

***


Kemal Tahir’in bir sözü vardı. Mealen şöyleydi: “İnsanları seviyorum diyemeyiz, çünkü ‘insanlar’ın içinde pek çok sevgimizi hak etmeyenler de var. Ancak sevilmeyi hak edenleri sevebiliriz.” Kelimesi kelimesine böyle olmayabilir ama aşağı yukarı böyle.

Bu durumda bir katille, insanlık suçu işlemiş birisiyle, bir işkenceciyle, bir ırkçıyla empatiye gerek var mı? Katilin, insanlık suçu işlemiş olanın, işkenceci ve ırkçının neden o hale geldiğini sormak, buna cevap aramak “empati” diye açıklanırsa başka sulara girilmiş olunur.

O sularda da, eğer bilinçli bir “odak kaydırma” çabası yoksa bir “düşüncesizlik” haydi biraz “empati” olsun, “saflık“ durumu var demektir. Ama sonuçta bunların birbirinden farkı yoktur, aynı noktaya varırlar.

***


İster empati olsun ister kendi yaptığına başka isimler versin, insan büyük sulara çıkıyorsa hangi limana ulaşmak istediğini bilmek zorundadır. O limanın, suya açılmış olanın kendisinin koyduğu bir adı vardır.

Bunu söylüyor bir Danimarka atasözü:

“Hangi limana doğru gideceğini bilmiyorsan, senin için uygun bir rüzgâr yoktur.”

Hangi limana gitmek istediğini bilmeyenlere rüzgâr ne gerek, onlar her rüzgâra göre hedef değiştirebilir. Her hedef değiştirdiklerinde de gerekçelerini güzel güzel ve bol empatiyle anlatabilirler.

DİĞER YENİ YAZILAR