Onlar da bıktı

Haberin Devamı

Aslında en önemli haber dün Vatan’ın iç sayfalarında, Ruşen Çakır imzasıyla yer aldı. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için ciddi çalışmalar yapmış, Batı’da karar verici konumundaki kişilerin Türkiye’ye bakışlarını değiştirmiş olan “Bağımsız Türkiye Komisyonu” çalışmalarını askıya almış...
Bir eski cumhurbaşkanı, bir eski başbakan ve üç eski dışişleri bakanının yer aldığı bu heyetin çalışmalarını askıya alma gerekçesi “Türkiye’nin reformları bir türlü gerçekleştirmemesi.”
En açık bir şekilde diyorlar ki: “Biz Türkiye’den bıktık, Türkiye’nin bir şey yapmaya niyeti yok, biz neden uğraşalım...”
Türkiye’nin AB içinde yer alması gerektiğine inanan ve bunun için çalışan önemli Avrupalı siyasilerin bu noktaya gelmiş olmaları çok vahim. “Sizden bıktık” sözünün devamı, zaten Türkiye’yi Avrupa’dan “az uzak tutma” niyetinde olan siyasilerin ellerinin güçlenmesi olacaktır.

***


2000 ve 2001 krizleri dönemin üçlü koalisyon hükümetini bazı reformları gerçekleştirmeye zorlamıştı.
2002 seçimiyle iktidara gelen AKP de iktidarının ilk bölümünde Avrupa Birliği yolunda ciddi adımlar attı ve Türkiye’nin aday üyelik statüsünü kabul ettirdi. Bazı temel yasalarda reform niteliğinde önemli değişiklikler yapıldı. Sonra AKP hükümeti birden durdu. Çok kolay yapılacak işler bile yapılmadı. AB ile görüşmelerin yürütülmesi sorumluluğu Dışişleri Bakanı’na verilerek fiili bir yavaşlamanın adımları atıldı.

***


AKP’nin AB yolunda önemli adımlar attığı dönemde de bazı kesimler AKP’nin gerçekten AB üyelik hedefi olmadığını, sadece kendisini güvencede hissedeceği bir yakınlık düzeyiyle yetineceğini savunuyordu.
Demokrasi ve özgürlükler meselesini türbana sıkıştıran ve 301’inci madde gibi sorunları unutan AKP’nin aslında Türkiye’nin vasat bir Orta Doğu ülkesi olarak kalmasına razı olduğuna ilişkin işaretler de çoğaldı.
Demokratik bir anayasanın bütün toplumsal kesimlerin katılmasıyla inşa edilmesi askıya alındı. Yeni ve gerçekten demokratik bir anayasa için geniş bir katılım sağlanması yerine mesele türbana sıkıştırıldı ve bu en önemli reform yine türban meselesine feda edildi.
Türkiye’nin geleceğini bizim kadar düşünen ve bunun için uğraşan Avrupalı siyasilerin de “sizden bir şey olmaz” noktasına gelmelerinin sorumluluğu herhalde ne muhalefette ne de medyadadır. Avrupa Birliği pusulasının biraz daha kaybedilmesi de Türkiye hakkındaki en karamsar senaryoları güçlendirecektir. AKP bu pusulayı kaybettiğinden beri bütün pusulaları kaybetmiştir.

DİĞER YENİ YAZILAR