DEP'lilerin Güneydoğu gezileri ile DEHAP Başkanı' nın bazı sözleri yine tatsız bir hava yarattı. Ve daha önce de tahmin ettiğimiz gibi bu hava Kürt meselesinin ileri demokrasi içinde de çözümlenemeyeceğini savunanları sevindirdi.
* Kürt meselesinin çözümünün çok uzun yıllar "Kürt yoktur" edebiyatıyla sağlanacağı zannedildi. Bunun ardından kürt kimliğinin tanınması, kültür ve dil haklarının tanınması aşamasına geçildi. Milliyetçi ve bölücü terör hareketi bu aşamaya gelinmesinde kendi payı olduğunu düşünebilir. Ama doğrusu, bu hakların tanınmasındaki gecikmenin nedeni bizzat o terör örgütüdür.
Şimdi gelinen aşamada bazı açık tespitleri, özellikle Kürtler adına konuştuklarını iddia edenler yapmalıdır. Türk halkının büyük, çok büyük bölümü terör ve savaş istemiyor. Yirmi yıllık terörün ağır sonuçlarını bütün toplum, en çok da Kürt kökenli Türk vatandaşları yaşadı.
Şu anda adı ne olursa olsun, eski PKK'nın yeni şekillerinin de Kürt kökenli halk üzerindeki eski etkisi yok. Uzun savaş, barışın önemini ve değerini herkese gösterdi.
* Bu ortamda PKK'yı Hükümetin muhatap almasına yönelik çaba ve girişimlerin herhangi bir sonuç vermesi mümkün değildir.
* Konu bir "arabuluculuk" meselesi de değildir.
* Bazı kesimler, özellikle Avrupa Birliği ile üyelik görüşmelerinin başlaması aşamasında Hükümet ile PKK'nın bir pazarlık sürecine gireceğini sanıyorlarsa fena halde yanılıyorlar.
Başka yol yok
Türkiye'nin demokratik güçleri, hem silahlı isyan döneminde hem sonrasında Kürt meselesinin demokrasi içinde çözümü yolunda çaba göstermişlerdir. İki taraftaki şahinlere rağmen göstermişlerdir. Türkiye'deki son ortamı yaratan da esas olarak bu sabırlı çabalardır.
DEP'lilerin ve DEHAP'lıların son konuşmalarında zaman zaman ölçü kaçmıştır. Eğer bu siyasiler bunu radikal milliyetçi Kürtlerin desteğini sağlamak için yapıyorlarsa bir fayda sağlamaları mümkün değildir. Buna karşılık, Kürt meselesinin demokrasi içinde çözümünü ve bütün Türk vatandaşlarının en geniş demokratik haklardan yararlanmasını savunanların da tepkisini çekmişlerdir.
Kürt meselesinde bundan sonra daha önemli adımların atılmasını sağlayacak birinci koşul bellidir.
* Silahlar bırakılacak ve bırakıldığı bütün dünyaya ilan edilecektir. Bundan sonrası çok daha kolaydır. Çünkü bu adım, herkesin, sorunların demokrasi ve Avrupa Birliği standartları içinde çözümünü kabul ettiği anlamını taşıyacaktır.
Çözümün önündeki engel, şu anda her zamankinden daha fazla, silahlardır. Önce silahlar bırakılacaktır. Başka yol yoktur.
Önce silahlar
DEP'lilerin Güneydoğu gezileri ile DEHAP Başkanı' nın bazı sözleri yine tatsız bir hava yarattı.
Haberin Devamı

