Önce şeffaflık

Ankara'yı yine bir sis perdesi kapladı. Bu perdenin arkasında neler olduğunu, nasıl siyasetler kurgulandığını halk bilmiyor

Haberin Devamı

Ankara'yı yine bir sis perdesi kapladı. Bu perdenin arkasında neler olduğunu, nasıl siyasetler kurgulandığını halk bilmiyor.

En hayati konularda Ankara'da yeni virajlar alınacağına ilişkin yoğun kuşkular var. Avrupa Birliği ile ilişkilerin geleceği, bu kuşkuların giderek arttığı alan.

Hükümet'in Avrupa Birliği politikasının "ebedi adaylık" olduğunu iddia edenler olmuştu. 2004 yılı aralık ayında Hükümet'in resmen üye adaylığı konusunda çalışmasını görenler ise daha iyimser yorumlar getirdiler.

Avrupa Birliği konusu öncelikle bir siyasal ve ekonomik demokrasi konusudur. Bir hukuk devleti konusudur. Eksiksiz bir demokrasi, tavizsiz bir hukuk devleti hedefidir Avrupa Birliği hedefi.

Ancak son dönemin sisleri bu hedeflerin üzerini epeyce örtmüş bulunuyor. Bu ortamın yaratılmasında "fazla demokrasi ülkeyi bölünmeye götürür" diye düşünenlerin baskısıyla birlikte diğer uçtaki milliyetçi Kürt hareketinin terörist eylemlerinin büyük katkısı var.

PKK, Türkiye büyük bir siyasi karmaşa yaşadığı dönemde kurulmuş, sıkıyönetim altında büyümüş, örgütlenmiş ve demokrasinin en büyük zaaflara düştüğü dönemde gelişmiş, gerçek bir tehdide dönüşmüştür.

Ankara yalpaladıkça
Avrupa Birliği hedefinin toplumu sardığı ve demokrasi hedefinin çok yakınımızda göründüğü dönemler de ayrılıkçı terörün inişe geçmek durumunda kaldığı dönemleridir.

Ankara'da siyasal şeffaflığın azaldığı durumlarda toplumda kuşku ve kaygıların, kafa karışıklıklarının egemen olması kaçınılmazdır.

Başbakan'ın son dönemde yaptığı bütün konuşmalar bu belirsizliği beslemiş, kuşku ve kaygıları artırmıştır.

Şeffaflığın zayıfladığı ve kararlılığın azaldığı durumlarda toplumdaki uç tepkilerin oluşmasının da temelleri atılmış olur.

Ankara'nın farklı dalgaların etkisiyle sallandığı, bir uçtan diğerine sürüklenebildiğini görenler iktidar paylaşımı çabaları içine girebilirler.

Şu anda Ankara'nın pusulasız kalmış gemi gibi yalpalaması, sorunların daha da büyümesi, kafaların daha da karışması sonucunu yaratacaktır.

* Ankara'nın şeffaflığını kaybettiği her dönemin arkası, toplumsal gelişmeyi geciktiren, faturası ağır karanlıkların başlangıcı olmuştur.

Bir atamayı bile sancısız, doğru dürüst yapamayan bir hükümetin bundan sonra hızla toparlanacağını ummak da fazla iyimserlik olabilir. Ama yine bu iyimserliği taşımak zorundayız.

DİĞER YENİ YAZILAR