CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın bugünkü gazetemizde yer alan konuşmasının tümüne bakıldığı zaman şöyle bir izlenim güçleniyor:
Baykal, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olacağına kesin gözüyle bakıyor.
Bundan sonra olacakları da Baykal söylüyor:
Anayasa Mahkemesi’ne, YÖK’e atamalar yapacak, buraları kendi denetimine almaya çalışacak.
Sonra ne olacak?
Sonra büyük bir kavga çıkacak. Cumhurbaşkanı’nın attığı her imza kavga konusu olacak. Bildiğimiz Tayyip Erdoğan da bugüne kadarki alışkanlığını büyük olasılıkla sürdürecek ve bir üst makama çıkmış olmanın rahatlığıyla herkese cevap verecek; tartışacak ve azarlayacak.
Makamların getirdiği sorumlulukların insanların sivri yanlarını törpülediğine ilişkin örnekler çoktur. Ancak Erdoğan söz konusu olduğunda aynı durumun yaşanacağına, şimdiden ikna olmak zor.
Vazo hesabı...
Ayrıca çok sayıda örnek; Demirel ve Özal’ın Cumhurbaşkanı olmalarından sonra yaşananlar göstermektedir ki, bir alt katta olmasına rağmen “asıl iktidar” olan yeni başbakan, genellikle ikinci adam olmayı reddetmekte ve bir üst makama çıkmış olan eski “amiriyle” güç kavgası yapmaktadır.
Bunu bugünün diline çevirdiğimiz zaman şunu elde ediyoruz: Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa büyük olasılıkla Abdullah Gül AKP Genel Başkanı ve Başbakan olacaktır. Gül’ün bugüne kadar çizdiği “ılımlı” kişiliğin o andan itibaren fazla önemi kalmayacaktır. “Asıl patron” Gül olacaktır ve “başbakan ile yardımcısı arasındaki bugünkü ilişki” yok olacaktır.
* Kimlik ve kişilik sorunlarının düğümüne takılıp kalmış olan CHP’nin bundan daha önemli bir siyasi fırsata sahip olması mümkün değildir.
Çünkü yukardaki tablonun doğal sonuçlarından biri, AKP içindeki farklı grupların yeni dönemde daha fazla güç için aralarında rekabete girişmeleridir.
* Böyle durumlarda da “vazo kolay kırılır” ya da en umulmadık örgütler “tespih taneleri” gibi dağılıverir.
Bu senaryo şu anda fazla “uzak” gibi görülebilir. Ancak Türk siyasi hayatı buna benzer ve hatta daha “uzak” gibi görünen senaryoların inanılmaz bir hızla gerçek olmaları dolayısıyla bu kadar canlıdır.
Sadece 1960 sonrasında kurulan, kapanan, kimlik değiştiren ve yok olan partiler listesine bakmak bile bu ihtimalin gücünü göstermektedir.
Olur mu olur
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın bugünkü gazetemizde yer alan konuşmasının tümüne bakıldığı zaman şöyle bir izlenim güçleniyor
Haberin Devamı

